Büyük başarı…
Altın madalya da kazanabilirlerdi…
Artık Kadın Voleybolunda çıta yükseldi…
Üçüncülüğe üzülenler var…
Bu kadınlar…
4 aydır evlerinden uzaktalar…
Dünya Şampiyonası, turnuvalar, olimpiyat ve son olarak Avrupa şampiyonası nedeniyle ailelerinden uzak kaldılar…
Ama bazıları hiç de uzak kalmadı…
Kadın voleybolcularımızın sportif başarısını öveceklerine, giydikleri şort ve formalarına dil uzattılar…
Bu düşüncede olanlar kadınların spor yapmasını istemiyor…
Onlar istiyor ki kadınlar işe bile gitmesin, evinde otursun…
Filenin Sultanları başarılı oldukça, bu gericiler iyice çılgına döndü…
Çünkü artık her kız çocuğu voleybol oynamak isteyecek…
Onlar da Filenin Sultanları olarak ay-yıldızlı forma ile dünya, Avrupa ve olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil edecekler…
Bir zamanlar Beyaz Gölge vardı…
Televizyonda dizi olmuştu…
Herkes bunu izlerken basketbola yönelmişti…
Şimdi ise Filenin Sultanlarını izleyerek, voleybola yönelecekler…
Bu sayı giderek artacak… Kızlar, kadınlar başta voleybol almak üzere çeşitli sporlar yapacak…
Anneler, babalar kız çocuklarını spora götürecekler…
Salonlar dolacak…
Yüzme havuzları dolacak…
Atletizm sahaları dolacak…
Minderde güreş yapacaklar…
Salonlar, sahalar, havuzlar, minderler kadın sporcularla renga renk olacak…
İşte çağdışı düşünenlerin korkusu da bu…
Başarıda Filenin Sultanlarını kutlayanlar, ne yazık ki çağdışı saldırısı karşısında seslerini çıkaramadılar…
Hatta Filenin Sultanlarının İzmir Marşı söylemesine bile tahammül edemeyip, yayıncı kuruluş TRT tarafından kısıldı…
Neymiş…
Jeriden kaynaklanmış…
Kimi kandırıyorsunuz…
İzmir Marşı’nı kısacağınıza, o gericilerin sesi kısılmalıydı…
Üçüncülük maçında Sırbistan’da Filenin Sultanlarının yanında olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yayıncı kuruluş TRT tarafından görüntüye getirilmediği gibi, isminden bile söz etmediler…
Çünkü talimat öyle gelmişti…
Yine bir başka organizasyonda kadınlarımız bir ilke imza attı…
Parolimpik Oyunlarında 2016 Londra’dan sonra 2020 Tokyo’da ikinci kez altın madalya kazanan Global Kadın Milli takımımızı da tarih yazdı…
Kadın sporcularımızın başarısı geldikçe, çağdışı düşünen, kadınları köle olarak görenler çıldırıyor…
Gelsin çağdaş, Atatürkçü kadınların başarısı, çıldırın kadına ve kadın sporcuya saygı duymayanlar…
Yazar Hakkında:
Ali Erdoğan kimdir
1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.
Bir yanıt yazın