Yazar: Ali Erdoğan

  • Millet İttifak’ının adayı ya Kemal Kılıçdaroğlu ya da Abdüllatif Şener

    Bu hafta spor yazmak içimden gelmedi..

    Siyaset yazayım dedim…

    Ankara’yı şöyle bir dolaştım…

    Siyasilerin, bürokratların  uğrak yerleri  Çukurambar’ da ki mekanlar…

    Kimi nargile içiyor…

    Kimi tavla oynuyor…

    Kimi de okey…

    Bu oyunlar sırasında…

    Attığı zara, taşa bakmıyor…

    Tek konu seçimler…

    Büyük otellerin lobilerinde…

    Restaurantlarda…

    Tek konuşulan seçim ve Millet İttifak’ının Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı…

    Erken seçim artık kaçınılmaz oldu…

    İktidarda açıkça  belirtti…

    Millet İttifakı ne yapıyor…

    Cumhurbaşkanı adayı kim…

    6’lı masa 10.kez toplandı…

    Çünkü artık normal mi, erken mi seçim olacak…

    Önümüzdeki günlerde göreceğiz…

    6’lı masanın en zorlandığı konu…

    Kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağı…

    Siyaset yasağı…

    Hapis cezası…

    Soruşturmalar gündeme getirilip…

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önü kesildi…

    Aday gösterilecekti…

    Ancak Millet ittifakı riske girmek istemiyor…

    Artık adayın açıklanmasını  ,zamanın geçmek üzere olduğu  her yerde konuşuluyor…

    6’lı masada  liderler karar verecek…

    Enine boyuna  araştırıp, adayını açıklayacaklar…

    Şu bir gerçek…

    6’lı masada liderlerden birisi aday gösterilecek ise …

    Favori CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu olacak…

    5 Ocak’ta yapılan toplantıda da ortak aday görüşü  hakim…

    Kılıçdaroğlu’na İYİ Partinin bakışı önemli…

    Kılıçdaroğlu-Akşener zirvesinde kriz aşıldı gibi görünüyor…

    Ya Kemal Kılıçdaroğlu’ nu 6’lı masada  ortak olarak aday gösterilmediği takdirde…

    Masa dışında…

    Üç isim kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor…

    6’lı masada bu isimleri  dosyalarında tutuyor…

    Prof. Aziz Sancar…

    Nobel ödülü kazanmış bilim adamı…

    Mardinli…

    Emek ve Özgürlük  İttifakın da oyunu alabilir düşüncesiyle hareket ediliyor……

    Gündeme gelen isimlerden …

    Sancar’ın  böyle bir düşüncesi, isteği olmadığı söyleniyor…,

    Dosyada ikinci aday ise…

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yere alıyor..

    Yavaş’a da 6’lı masa  sıcak baksa da…

    Emek ve Özgürlük ittifakından oy alamayacağı biliniyor…

    Bu riske girmek istemiyorlar…

    Son ve sürpriz isim….

    Hiç konuşulmayan…

    Gündeme gelmeyen…

    İsim telafuz edilmeyen…

    CHP Konya Milletvekili Abdül Latif Şener…

    Kulislerde 6’lı masa liderleri dışında en ağırlık aday olarak gösteriliyor…

    AKP’den ilk ayrılan, eski başbakan yardımcılığı ,Maliye Bakanlığı yapmış, bürokrasiyi iyi bilen, ekonomist, akademisyen…

    Emek ve Özgürlük ittifakının da  Şener’e sıcak baktığı  yine kulislerden edindiğim bilgi…

    14 veya 15 Ocak’ta

    Ankara’da …

    Arena Spor Salonu’nda…

    Büyük bir gösteri yapılacaktı…

    Ya Kılıçdaroğlu’ nun…

    Ya da Şener’in…

     

    Cumhurbaşkanı adayı olduğu 6’lı masanın liderlerinin ortak kararıyla…

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından  açıklanacaktı…

    Altılı masa 10 günlük bir erteleme kararı aldı…

    26 Ocak’ta İYİ Parti’nin ev sahipliğinde yapılacak toplantıda…

    Kesin isimler belirlenmiş olacak…

    Şubat ayı içinde

    Altılı masa kesin Cumhurbaşkanı adayını açıklayacak…

    Yukarıda belirttiğim gibi…

    Ya Kılıçdaroğlu,ya da Şener’in isimden birisi olacak…

    Yine kulislerde…

    Emek ve Özgürlük ittifakının desteği olmadan özellikle de HDP seçmeninin desteği Millet İttifakı için önemli…

    Siyasette  her saat her gün önemli…

    Bu nedenle…

    Bir spor yazarı olarak…

    Siyaset kulislerinden…

    Duyduklarımı aktardım…

    Spor yazarı olmak…

    Siyasetten kendimi dışlamak olmaz…

    Ankara’da gazetecilik yapan…

    Hangi alanda olursa olsun…

    Mutlaka duyduğu olayları yazmaktan kaçmaz…

    Ben de öyle hareket etim…

    Çünkü gazeteciyim…

    Tekrar belirteyim…

    Liderle olmaz ise…

    Sürpriz aday Abdül Latif Şener…

     

  • Statlarda da ATATÜRK isminden korkuyorlar

    Atatürk korkusu neden…

    Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı kurtuluş savaşı veren, Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk’ten bazı çevrelerin rahatsızlık duymasını anlamış değilim…

    Bugün…

    Atatürk ismini ağızına almayanlar…

    Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilmiyor demektir…

    Atatürk gerçeğini görmemezlikten gelmektir…

    Nerede bir Atatürk ismi varsa silmeye çalışıyorlar…

    Fotoğraflarını kaldırıp, heykellerine saldırıyorlar…

    Her alanda olduğu gibi…

    Sporda da bunu yapıyorlar…

    Statlardaki Atatürk isminin kaldırılmasının nedeni de bu…

    Geçmişte stat ve salonlara İspanya’da yapılan boğa güreşlerinin yapıldığı yere ARENA denildiği için bu ismi vermekten kaçınanlar…

    Bugün ARENA ismini rahatlıkla verebiliyorlar…

    Atatürk Stadı ismi olan, ARENA olarak değiştirilen statlardan bazıları…

    Bursa, Antalya, Afyon, Eskişehir, Antakya, Konya, Sakarya, Kayseri,

    Türkiye’nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ismi verilen statların isimi değişti…

    Malatya İnönü Stadı ARENA oldu…

    Beşiktaş İnönü Stadının ismi Vodafone Park olarak değiştirildi…

    Bir önemli değişiklik ise…

    Sivas’ta yaşandı…

    4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında yapılan Birinci Dünya Savaşı ile beraber işgal altında bulunan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığının kazanması için gerçekleştirilen Türk Ulusal Hareketi toplantısıdır…

    Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada atıldı…

    O kongrenin yapıldığı lisede okumak benim için onur, gurur oldu…

    4 Eylül stadının ismi…

    “Yeni 4 Eylül Stadı” olarak değiştirildi…

    Ne oldu…

    Yeni kelimesini eklemekle…

    4 Eylül Kongresini tarihten nasıl silersiniz…

    19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’dan başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın ismini alan Ankara 19 Mayıs Stadı yıkıldı…

    İnşaat başladı…

    Ancak…

    İnşatta 19 Mayıs Stadı yapımı yerine Ankara Stadı olarak yapımcı firma tarafından inşaat alanının girişine asıldı bile…

    Doğmamış çocuğa adı koymuşlar…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’u tebrik etmek lazım…

    Ülker Şükrü Saraçoğlu stadı isminin Atatürk Stadı olarak değiştirilmesi için harekete geçti…

    Ancak engelle karşılaşacağı görünüyor…

    Fenerbahçe camiası güçlüdür…

    Bu güçle Atatürk ismi o stada verilecek…

    Atatürk ismini engellemek için…

    Bir ilde Atatürk stadı var ise…

    Aynı ilde ikinci bir Atatürk ismi verilemez ibaresi yer alıyormuş…

    Bu ibare değiştirilemez mi?

    Nice yönetmelikler kararname ile değiştiriliyor ki…

    Bir gecede bir kararname ile değiştirilir…

    Stat isimleri değişiyor…

    Ancak Atatürk sevgisi değişmiyor…

    Statlarda atılan “Mustafa Kemalin Askerleriyiz” sloganları bunun en belirgin kanıtı…

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Ülke kara, futbol Katarlılara teslim

    Kar yağdı…

    Hayat felç oldu…

    Gerek karayolu, gerekse de havayolu ulaşım sıkıntısı büyük…

    Elektrik zamları yaktı…

    Evde bir ampul zor yanıyor…

    Nerede ise mumla aydınlatacağız…

    Mum fiyatları bile arttı…

    Doğal gazı yakmaya korkuyoruz…

    Bir ekonomik darboğazdan geçiyoruz…

    Bu nedenle…

    Tüm futbol maçları gündüz oynanmalı…

    Hiç değilse gece statlarda elektrik tasarrufu sağlamış oluruz…

    Bu işi yayıncı kuruluşa bırakmamak lazım…

    Elektrik ve doğalgaz tasarrufu yapılacağı gibi…

    Soğuk havada taraftarların maça gidiş-geliş kolaylığı da sağlanmış olur…

    Gece maçları 19.00’da başladığı için…

    Özellikle İstanbul’da taraftarların kış günü evlerine dönüşü saat 24.00’ü buluyor…

    Futbol Federasyonu acil karar almalı…

    Ne yapalım…

    Yayıncı kuruluş Katarların…

    Hem elektrik yakacağız…

    Hem de doğalgaz…

    Taraftarların da yollarda çektiği eziyeti bir kenara iteceğiz…

    Katarların kararına bırakacağız…

    Şu naklen yayın konusunda…

    Cesur olalım da…

    Katarların değil, bizim dediğimiz olsun…

    Futbol maçları gündüz oynansın…

    Oynanmalıdır da…

    TFF yine Cumhurbaşkanının ağzından çıkacak söze bakacaktır…

    Bir de kendi başınıza karar verin…

    Bu bir ülke sorunu…

    Vatandaş elektrik, doğalgaz parası ödeyemediği için…

    Hep kesintiye uğruyorlar.

    Katarların kararını siz kesintiye uğratın…

    Kışın maçları gündüz oynatma kararını alın…

    Bana ne Katarlı yayıncı kuruluştan…

    Biraz da ülkenizi…

    Vatandaşınızı düşünün…

    Ülke kara teslim…

    TFF’de Katarlılara teslim…

  • 6 yaşındaki çocuk evlilik değil, hem okumalı, hem spor yapmalı

    Çocuklar…

    Bizim çocuklarımız…

    Köyde, mahallerde…

    Okullarda…

    10 yaşına kadar…

    Kızlı-erkekli…

    Körebe…

    Yakan top…

    Saklambaç…

    Mendil saklama…

    Oyunları oynanırdı…

    Ben de köyümde ilkokulu okurken bu oyunları oynardım…

    Çocukluğumuzu yaşardık…

    Ne güzel şendik…

    Şimdi…

    Çocukların dünyasını karartıyorlar…

    Tarikat ve cemaatler…

    Çocukları her yaşta istismar ediyorlar…

    Bir baba düşünün…

    Hem de tarikat lideri…

    6 yaşındaki kızını 21 yaşındaki müridiyle evlendiriyor…

    Bu yaştaki çocuklar…

    Çağdaş anne ve babalar tarafından hem eğitim ve öğretime hem de spora gönderilirken…

    O baba kızını sapık birisinin kucağına atıyor…

    Bu sapık düşüncede olanlar…

    Kadın sporcuların mayo giymelerine karşı çıktılar…

    Milli sporcuları hedef gösterdiler…

    Bakanlar ve yetkili federasyonlar hiçbirisi de çıkıp yanıt vermedi…

    Böyle olunca da…

    Yıllardır bu kucak atmalar sürüyor…

    Ancak cesaretli birisi çıkıp…

    Bu tarikatlara karşı bir yaptırım yapamıyor…

    Tarikatlar bugün belirli köşeleri kapmış…

    Hatta kendi aralarında bölüşmüşler bile…

    Zaman zaman çıkarları ters düştü mü…

    Aralarında da kavga yaşanıyor..

    Geçmişte tarikat yurtlarında yapılan taciz ve tecavüzler cezalandırılmış olsaydı…

    Bugünlere gelinmezdi…

    Tarikatlar…

    Yoksul, fakir ailenin çocuklarını alıp…

    Yurtlarında yetiştiriyorlar…

    Bunu yaparken de cinsel tacizler, tecavüzler olduğu gerçeği yadsınamaz…

    Bir bakan ne demişti…

    “Bir kerecikle bir şey olmaz”…

    İşte o bir kerecik sözünden cesaret alanlar…

    Bir kere değil, yüz kere, bin kere taciz ve tecavüz olaylarıyla günlerini gün ediyorlar…

    Spora başlama yaşı…

    Bazı branşlarda 5 yaş iken…

    Tarikatlar, cemaatler…

    5-6 yaşında…

    Kız çocuklarını evlendiriyor…

    Siz nasıl anne, babasınız…

    Hiç mi vicdanınız sızlamadı…

    Tabi ki vicdan var ise…

    Olsaydı…

    6 yaşındaki kızınızı evlendirmezdiniz…

    Peki, ey anne…

    Sen kaç yaşında evlendin…

    Sütünle büyüttüğün kızına…

    Bu yapılır mı…

    Yazıklar olsun…

    Pahalılığın nedeni olarak üç harfli zincir marketler görülüp hedef alındığı gibi…

    Neden bu üç tarikat ve cemaatlere bir yaptırım yapılmıyor….

    Gelin hep birlikte tarikatlara, cemaatlere karşı çıkalım…

    Çocuklarımızı kurtaralım…

    Bir sloganımız vardı…

    Kurtuluş yok tek başına…

    Ya hep ya hiç…

    Siz hangisini seçersiniz?

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Ambülanslar hastaneye hasta mı taşır, yoksa statlara fişek mi taşır?

    Göztepe-Altay maçında çıkan olaylar…

    Ekonomik çıkmaz içerisine giren…

    Geçinemeyen…

    Gerek ekonomik gerekse siyasi olarak çember içinde kalan…

    Kişilerin ortaya koyduğu tepki sonucudur…

    Bu olayları tasvip etmek mümkün değildir…

    Çünkü sporda şiddet olmaz…

    Özü kardeşlik, sevgi, barıştır…

    Bu nedenle…

    Göztepe-Altay maçında yaşanan olaylar…

    Bir fişek ile başlatıldı…

    Ortalık karıştı…

    Bu fişekleri stadın içine sokan…

    İki ambülans görevlisinin olması da düşündürücü…

    Hastaları, rahatsızlık hissedenleri en acil bir biçimde hastaneye yetiştirmekle görevli ambülans şoförlerinin böyle bir olaya karışması…

    Bir gerçeğin daha gün yüzüne çıkmasına neden oldu…

    Demek ki…

    Fişekler, yaralayıcı cisimler, pankartlar çeşitli kentlerde oynanan maçlarda statlara ambülanslarla taşınıyormuş…

    Bu iki ambülans şoförü ekonomik çıkmaz nedeniyle…

    Fişeği stada sokmak için belli bir para aldı mı?

    Bu konu da geniş biçimde araştırılmalı…

    Futbol Federasyonu daha önce açıklamıştı…

    Derbi maçlarda deplasman takımı taraftarları gidemeyecek…

    Fenerbahçe maçında Galatasaray taraftarı Kadıköy’e gidemeyecek…

    İyi güzel de…

    İzmir’de iki güzide kulübü Göztepe ve Altay hem ezeli rakip, hem ebedi dostlar…

    Böyle bir maçta neden deplasman takımın taraftarına yasak getirilmedi…

    Anlamış değilim…

    Futbolda alınan her kararı üç büyük takım için uygulamaya geçirirseniz…

    Gelinen nokta ortalığı karıştıracak fişek olur…

    Statlara girişlerde…

    Medya mensubu sıkı şekilde aranıyor…

    Foto Muhabirlerinin çantaları didik didik ediliyor…

    Taraftarlar da girişlerde turnikelerde aranıyor…

    Yine de holiganlar…

    Futbol teröristleri…

    Fişeklerin, yabancı cisimlerin statlara sokulması için bir yolunu buluyor…

    Ambülans bunun örneği…

    Çünkü aranmıyor…

    Stada rahat giriyor…

    Bu olaydan sonra her yerdeki maçlarda ambülanslar da didik didik aranacak…

    Aranması da gerekir…

    Statta rahatsızlık geçiren kim olursa olsun…

    Önce ilk müdahaleyi yapacak sağlık görevlilerini taşıyan, daha sonra acil olarak hastaneye yetiştirip…

    Tedavilerinin yapılmasını sağlayan ambülans şoförleri…

    Hayat kurtarmaya çalışırken…

    Can almaya yönelik fişek taşımalarından…

    Ders çıkarmalıyız…

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • CHP Spor Kurulu ne yapar?

    Seçimler yaklaştıkça…

    Siyasi partiler her konuda çalışmalarını hızlandırdı…

    Spor da bunlardan birisi…

    Millet İttifakının en büyük birleşeni…

    Lokomotifi…

    CHP Spor Kurulu kısa da olsa neler yaptıklarını, yapacaklarını anlatma olanağı buldu…

    CHP Spor Kurulu Başkanı ve Genel Başkan Baş Danışmanı Kenan Nuhut…

    Ankaralı Spor Yazarlarıyla kahvaltıda buluştu…

    Kahvaltı öncesi dağıttığı kitapçıklarda…

    Neler yaptıklarını ve yapacaklarını toplamışlardı…

    Başlıklar şöyle…

    -Güncel Spor Konuları Ön Analiz Raporu

    -CHP Spor Kurulu Spor Politikaları Önerileri

    -Yerel Yönetimler ve Spor

    -Spor Kurulu Bildirgeleri

    -Şimdi Spor Zamanı

    -E-Spor Gelişimi ve Fırsatları

    Altı ana başlıkta toplanmış…

    Tesadüf mü, bilinçli mi…

    CHP’nin 6 ok ilkesi doğrultusunda toplandığı dikkati çekiyor…

    Ama kitapçıklar…

    2021 yılında basılmış…

    Her halde yineleyeceklerdir diye düşünüyorum…

    Konuların tartışılmasından yanayım…

    Şu da gerçek ki…

    Sosyal Demokratlar spora biraz uzak…

    İktidar mı olduk diyecekler…

    İktidar oldukları dönemlerde

    Şimdiye kadar üç Spor Bakanı, iki Gençlik ve Spor Genel Müdürü görev yaptı…

    Güzel işlere imza attılar…

    Yüksel Çakmur…

    Rahmetli Fikret Ünlü…

    Erdoğan Toprak…

    Bakan olarak…

    İsmail Hakkı Güngör…

    Kemal Mutlu…

    Genel Müdür olarak görevde bulundular…

    Rahmetli Fikret Ünlü kısa bir süre de Gençlik ve Spor Genel Müdür vekili olarak görev yaptı…

    Bu beş isimle de Spor Yazarı olarak haftanın beş günü nerede ise beraberdik…

    Bakanlık, genel müdürlük biz haberciler için mesken olmuştu..

    Şimdi ise güvenlikten içeri girmek için randevu gerekiyor…

    Ne ise…

    Gelelim CHP Spor Kuruluna…

    Teoriyi üretirsiniz, ancak pratiğe çevirmediğiniz zaman toplanıp dağılırsınız…

    Bugün yaklaşık…

    60’ın üzerinde federasyon var…

    CHP Spor Kurulu’nun 25 yönetim kurulu üyesi varmış…

    Demek ki 25 kişiye…

    İki federasyon çalışmalarını takip etmek düşer…

    Bir anlamda gölge federasyon kurmuş olursunuz…

    Böyle bir çalışma yok…

    Sporda da…

    Yolsuzluk var…

    Taciz olayları…

    Liyakatsız atamalar yapılıyor…

    Çoğu federasyon soruşturma geçiriyor…

    Bu konuda CHP Spor Kurulu sessiz kalıyor…

    Bilgi ve belgeler toplanır…

    En azından ayda bir grup başkanvekilleri bu bilgi ve belgeler doğrultusunda mecliste yaptıkları basın toplantısında dile getirirler…

    İzleyenler de sporda da neler yaşandığını öğrenmiş olurlar…

    Yoksa kitapçıklar yazmışsın…

    Teoriler üretmişsin…

    Halka duyurmadıktan sonra…

    Kendiniz çalıp, kendiniz oynarsınız…

    CHP Spor Kurulu…

    Öncelikle kendi belediyelerinde faaliyet gösteren spor kulüplerinde etkili ve söz sahibi olmalıdır…

    İşte bu olmadığı için…

    Federasyon Başkanlığı seçimlerinde etkili olamadı…

    CHP Spor Kurulu ürettikleri teoriyi ne kadar pratiğe çevirirlerse başarılı olur…

    6 ok işte o zaman sporda da hedefi vurur…

    Benden söylemesi…

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Katar 2022 Dünya Kupasında özgürlük yok

    Katar’da Dünya Kupası başlıyor…

    20 Kasım’da ev sahibi Katar – Ekvador maçıyla başlayacak…

    18 Aralık’ta final maçıyla sonuçlanacak…

    Şampiyonun kim olacağı bahisleri oynanmaya başladı…

    Arjantin…

    Brezilya…

    Fransa…

    Almanya…

    Portekiz

    Favori isimler arasında…

    Türkiye ne yazık ki yok…

    Ekranlarda yabancı ülkelerin maçlarını izleyeceğiz…

    En büyük kaybımız da…

    Katar’da üçüncü kez görev yapacak ve bir ilke imza atacak olan hakem Cüneyt Çakır’a bu olanak verilmedi…

    Eski TFF ve MHK 8 Mart hakem operasyonu yaparak Cüneyt Çakır’ı da bu listeye dahil etti…

    Böylece Çakır Katar’a gidemedi…

    Hakemliği de bıraktı…

    Ekranda milli takımımızı izleyemeyeceğiz…

    Ancak…

    Dünya Kupası süresince maçlarda güvenliği sağlayacak Türkiye’den gönderilen 3 bin güvenlik görevlisini görme imkanımız olacak…

    Güvenlik görevlilerimizde ne yazık ki emir ve komuta Katar’da olacak…

    Bu tamamen Türkiye’yi küçük düşüren bir karar…

    Katar’a Dünya Kupası verilmesi çok tartışıldı…

    En önemli tartışma ise…

    Uluslararası Futbol Federasyonuna (FİFA) rüşvet verildiği iddiaları ortaya atıldı…

    Ama sonuç alınamadı…

    Katar dünya kupasına hazırlanırken stat ve çeşitli yerleşim yerlerinin yapımında çalışan 1200 işçi hayatını kaybetti…

    Temel hak ve özgürlüklere müdahale devam ediyor…

    Katar’a maç izlemeye gelen taraftarlara, sadece ülkeleri Dünya Kupası finallerine katılıyorsa giriş izni verilecek…

    Bu, tamamen insan haklarına…

    Özgürlüklerine aykırı bir durum…

    Bir yandan da…

    Taraftar sayısını artırmak için…

    Pakistan’dan dolar karşılığı ve her türlü masrafını karşılayacak taraftar getireceği gelen bilgiler arasında…

    Diğer bir kısıtlama ise…

    İçkiye geldi…

    Taraftarlar belirli alanlarda, belli saatlerde alkol alabilecek…

    Maçları izlemeye gelenlerin…

    Özgür olarak hareket edemediği bir ortamda…

    O maçları izleme keyfi nasıl yaşanacak…

    Bu organizasyonun gerçek sorumlusu FİFA niye bu hak ve özgürlüklerin kısıtlamasına karşı çıkmıyor…

    Acaba…

    Sus payı mı verildi…

    Bu konular…

    Maçlar başlamadan önceki durumlar…

    Maçlar bir başlasın…

    Daha neler göreceğiz neler…

    Ne gibi kısıtlamalar gelecek…

    Bu da gösteriyor ki…

    Katar 2022 Dünya Kupası tartışmalı başlayacak…

    Tartışmalarla bitecek…

    Tartışmalar maçlar bittikten sonra da uzun bir süre devam edecek…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • 14 yaşındaki Mert Efe Batmaz’a verilen ceza

    Mert Efe Batmaz…

    24 Ocak 2007 doğumlu…

    Daha çocuk…

    Galatasaray 14 yaş grubunda futbol oynuyor…

    Ama birden Türkiye’nin gündemine oturdu…

    Galatasaray-Beşiktaş arasında geçen hafta oynanan maçta…

    Sarı-kırmızılı kulüp tarafından top toplayıcı olarak görevlendirilmişti…

    Her Galatasaraylı gibi…

    Mert Efe de…

    Takımının kazanmasını istiyordu…

    Bir yandan top topluyor, bir yandan da her iki takımda yetenekli futbolcuların neler yaptığına dikkat ediyor…

    Onlar gibi olmak istiyordu…

    Galatasaray 2-1 galip durumda…

    Maçın atmosferi yükselmiş…

    Beşiktaşlı futbolcular en azından berabere ayrılmak için…

    Mücadele ediyordu…

    Top bir anda Galatasaraylı futbolcular tarafından taça atıldı…

    Top bir anda…

    Mert Efe’nin…

    Ayaklarına geldi…

    Beşiktaşlı futbolculara vermek için…

    Topu ayağına aldı…

    Tacı atmak için Beşiktaşlı Tayfun Bingöl, topu istedi…

    “Gel al“ dediği iddia edildi…

    Bir tartışma çıktı…

    Taç atıldı…

    Ama olay kapanmadı…

    Maçın temsilcisi…

    Raporu yazınca…

    TFF Hukuk Müşavirliği tarafından Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edildi…

    Profesyonel Disiplin Kurulu Mert Efe’ye 8 gün hak mahrumiyeti verdi…

    Mert Efe bir çocuk…

    Daha 15 yaşına bile basmamış…

    Bir an duygularının esiri olmuş olabilir…

    Yıllardır top toplayıcılar takımları galip durumda olduğu zaman top vermede biraz gecikiyorlar…

    Bu doğru değil…

    Ancak yaklaşık 50 yıla yakın…

    Spor Yazarlığı yapıyorum…

    Böyle bir cezaya ilk kez tanık oluyorum…

    Haydi bakalım…

    Bundan sonra kaç top toplayıcıya ceza vereceksiniz…

    Yazık…

    Bir çocuk…

    Çağırırsınız…

    Uyarırsınız…

    Bir daha yapma diye…

    Nasihat edersiniz…

    Hemen ceza…

    Öyle çok çocuklar var ki…

    Hepsi adliye kapılarında…

    Böyle bir geleneğe de…

    TFF biz de katılalım demiş olacak ki…

    Mert Efe Batmaz’a 8 gün hak mahrumiyeti cezası verdi…

    Bakalım…

    Bu gelenek sürecek mi?…

    İnsanlar neden…

    Hak…

    Hukuk…

    Adalet …

    Diye haykırıyor…

    İşte bu adaletsizlikler için…

    TFF herkese adalet diyorsa…

    Geçmiş dönemlerde yaşandı…

    Fenerbahçe’nin Rize dönüşü otobüsünün kurşunlanması…

    Henüz aydınlanmadı…

    Galatasaray adası kurşunlandı…

    TFF Binası kurşunlandı…

    Failler için ne yapıldı…

    Ya 8 Mart hakem operasyonuna ne demeli…

    Gerekçe niye açıklanmıyor…

    Bunlar karanlıkta kaldığı sürece…

    Mert Efe Batmaz’a 8 gün hak mahrumiyeti cezası verilmekle…

    Aydınlanmaz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • TFF başkan ve yönetimi de yabancı olsun

    Türkiye’de futbolda…

    Nedense bir yabancı hayranlığımız…

    Aldı başını gidiyor…

    Yabancı futbolcu cenneti olduk…

    Süper Lig’de ve 1.lig’de yabancı futbolcu oynatabiliyoruz…

    Süper Lig takımları sahada 8 yabancı, 1.lig takımları ise en fazla 5 futbolcuya yer verebiliyor…

    Tabi ki diğerleri…

    Ya yedek kulübesinde…

    Ya da tribünde oturuyor…

    Bu futbolcuları göndermek de zor…

    Tazminat vermek zorundasın…

    Yoksa futbolcular UEFA’ya gidiyor…

    Kulüplere transfer yasağı geliyor…

    Sonunda futbolcu parasını alıyor…

    Şimdi gündemde yine yabancı var…

    VAR diyorum…

    Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Video Yardımcı Hakem (VAR) için yabancı hakem getirebileceklerini açıkladı…

    İyi, güzel…

    O zaman yabancı hakem de getirin…

    Açıklama yaptığımızda Türkiye Süper Lig’inin Avrupa’nın ilk beşinde yer aldığını söylüyoruz…

    Hangi ülkede yabancı hakem hayranlığı var…

    Kaç yıldır yabancı hakem eğitmeni getirdik…

    Türkiye’de hakem eğitmeni olarak görev yapan İskoç Hugh Dallas, ”Türkiye’de VAR’ın seviyesi çok yüksek” sözleriyle…

    VAR da bir sıkıntı olmadığını dile getirmişti…

    Büyükekşi neden yabancı istiyor anlamış değilim…

    O zaman iyi bir yabancı eğitimci getirin…

    Böylece bu iş çözülür…

    Ne diyelim…

    Süper lig kadrolarında yabancı enflasyonu…

    Milli Takım Teknik Direktörü Alman Kuntz…

    Yabancı hakem yakışır…

    Gelin…

    TFF Başkanı ve yönetim de yabancı isimlerden oluşsun…

    Gidişat o…

    Hakemleri eğitmezseniz…

    Çıkış yolu bulamazsınız…

    Kendi değerlerimize sahip çıkıp…

    Kendi eğitimcilerimizle…

    Bu işi çözmek yerine…

    Yabancıyı getirmek…

    Çözüm olmaz…

    O zaman yeni Cüneyt Çakırlar çıkmaz…

    Sahada 8, maç kadrosunda 14, takım kadrosunda ki…

    21 yabancı sınırlamasını da kaldıralım…

    Gelin hep birlikte…

    Türk futbolunu yabancılara emanet edelim…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • 8 Mart aydınlanmadan yeni bir hakem operasyonu mu geliyor?

    Futbolda hep suçlu…

    Nedense hakemler oluyor…

    Kaybeden takımın hedefinde hep hakem…

    Hakemler hata yapıyor…

    Yanlış düdük çalıyor…

    Yanlış bayraklar kalkıyor…

    Yenilginin tek sebebi hakemler olmamalıdır…

    Başkan…

    Yönetici…

    Teknik kadro…

    Futbolcular…

    Bu yenilgilerde fazla eleştiri almıyorlar…

    8 Mart 2022 tarihinde…

    TFF Başkanı Nihat Özdemir…

    Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu…

    Hakem operasyonu yapıldı…

    12 hakeme sezon sonuna kadar görev verilmeyeceği açıklandı…

    Bu hakemler…

    Tahkim Kurulu’na gidip…

    Görevlerine geri dönmeleri sonucu…

    TFF Başkanı Özdemir, daha sonra da MHK Başkanı Gündoğdu görevlerinden istifa ettiler…

    Bu hakemlere görev verilmeyeceği belirtildi…

    Gerekçe açıklamadılar…

    O zaman keyfi bir uygulama mı oldu…

    Ya da birileri mi böyle istedi…

    Şu anda karanlık…

    TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi…

    MHK Başkanı Sabri Çelik…

    Yeni bir hakem operasyonu yapacakları kulislerde konuşuluyor…

    Bunun için de…

    İlk yarının bitmesi bekleniyor…

    Bir operasyon yapılacaksa…

    Gerekçesini açıklamaları lazım…

    Geçmişte…

    Bülent Demirlek’i…

    Vedat Yüksel’i…

    Deniz Ateş Bitnel’i…

    Mehmet Emre Atasoy’u…

    Hakemlikten uzaklaştıran eller…

    Şimdi yeni bir operasyon peşindeler…

    Galatasaray’ın eleştirdiği…

    FİFA kokartlı hakem…

    Ali Palabıyık’ın ev adresi sosyal medyada dolaşıyor…

    Yarın bu hakemin evine saldırı olursa…

    Veya sokakta saldırıya uğrarsa…

    Sorumlusu kim olacak…

    İşler çığırından çıktı…

    Savaş ilan edenler oldu…

    Bakalım nereye kadar gidecek…

    Liglerin 10.haftasında…

    Savaş çığlıkları atılıyorsa…

    Savaş tam tamları çalmaya devam edecek demektir…

    Hayırlısı…

    Hep tekrar ediyorum…

    Fenerbahçe otobüsünün kurşunlanma olayı…

    Galatasaray adasının kurşunlanması…

    TFF binasına silahlı saldırı…

    Bu olaylar aydınlanmadan…

    Ne kadar hakem operasyonu yaparsanız…

    Yapın…

    Türk futbolu bu kafa ile bir yere gidemez…

    Biz de her hafta tam tam sesleri dinleriz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.