Yazar: Ali Erdoğan

  • Hakemlerin de kozmik odasına girildi

    Genelkurmay Başkanlığı’ndan sonra…

    Şimdi de…

    Futbolda kozmik odaya girildi…

    Dönemin Başbakan Yardımcısı…

    Bülent Arınç’ a suikast gündeme gelince…

    Seferberlik Tetkik Dairesi’nin…

    Ankara Bölge Başkanlığı’nın…

    Bu odada gizli askeri bilgiler saklanıyordu…

    O dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ…

    Direnmesine karşın…

    Bu direnci kıramadı…

    Kozmik odaya girildi…

    Şimdi ise…

    Futbolun kozmik odasına girildi…

    Video Yardımcı Hakemlerin (VAR) odasının kapıları açıldı…

    Hakemlerin bu odada nasıl karar verdikleri medya mensuplarına anlatıldı…

    Böyle bir şey olur mu?…

    Hakemlerin gizli odasına niye girilmesine izin verildi anlamış değilim…

    Nasıl ki askeriyenin kozmik odasına girilmesine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başbuğ’a…

    “Bizden saklayacak neyiniz var, niye böyle yapıyorsunuz” diyerek izin verdi…

    Başbuğ’un direnci burada kırılmıştı…

    VAR odasına girilmesine Merkez Hakem Kurulu Başkanı Çelik de karşı çıkmıştır…

    TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi kapıların açılmasını isteyince…

    Çelik’in karşı çıkması bir işe yaramamıştır…

    VAR odasına girilmiştir…

    Yarın kulüp başkan, yönetici, teknik adam ve futbolcular da…

    Hakemlerin kozmik odasına girerlerse şaşırmamak gerekir…

    Hatta maç oynanırken…

    Kulüp başkanları, yöneticiler, teknik adam yardımcıları da…

    Maçlar oynanırken VAR odasına girerse kimse şaşırmasın…

    Bunun yolu açıldı…

    Yarın VAR kararına tepki gösteren…

    Elini kolunu sallayarak girer…

    Görüntüleri izler…

    Hatta ister…

    O zaman…

    MHK Başkanı Sabri Çelik…

    MHK üyeleri…

    Hakemler de…

    Kulüplerin maçtan önce soyunma odasına girebilir mi?…

    Buna hangi teknik adam izin verir…

    Büyükekşi yanlış yaptı…

    VAR’ı YOK saydı…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Spor medyası haberlerine, taraftar sloganlarına sansür gelir mi?

    Sansür yasası Meclis’ten geçti…

    BİR Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girecek…

    Bakarsınız BİR Nisan şaksı yapılır…

    Yürürlüğe girmeden kaldırılır…

    Seçimlere yaklaşık 8 ay kaldı…

    Seçimlere iki ay kala…

    Medya üzerinde tam bir sansür uygulanacağı kesin…

    Sosyal medya…

    İnternet…

    Tam bir sansür baskısı altında kalacak…

    Hangi paylaşım doğru, hangisi yalan…

    Nasıl bir kanaate varılacak…

    İşine gelmeyen yalan…

    Deyip susturulmaya çalışılacak…

    Şimdiden bir korku salınıyor…

    Şu bilinmeli ki…

    Baskılar, korkular doğruları yazanları susturamaz…

    Bu sansür yasasının…

    Sporda ne gibi baskı getireceğini de göreceğiz…

    Spor medyası nasıl haberler yazacak ve başlıklar atacak…

    Sansür konusunda…

    Çoğu medya örgütleri seslerini yükseltti…

    Ancak spor medyasından çıt çıkmadı…

    TSYD de bu ses çıkarmada yer almadı…

    Düşünün bir kere…

    Spor sayfalarında…

    Yalan haber sayısı fazla…

    Kulüp başkan ve yöneticiler…

    Teknik adamlar…

    Futbolcular…

    Kendileri hakkında…

    Çıkan haberleri yalanladığı zaman…

    Ne yapılacak…

    Nasıl bir ceza verilecek…

    İşte o zaman…

    Spor medyasının…

    Eli kolu bağlanacak…

    Başlıklarda sıkıntı çekilmeyecek mi?

    Medya şöyle başlıklar atabilir mi?

    Devrim gibi karar…

    Büyük darbe…

    Yalnız yürümeyeceksin…

    Başkan istifa…

    Herkes isyanda…

    Sadece birkaç örnek…

    Bir örneklemeye de taraftarlar açısından bakalım…

    Fenerbahçe taraftarı…

    Kadıköy’de buluşalım…

    İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz…

    Beşiktaş taraftarı…

    Beşiktaş vapur iskelesinde buluşalım…

    Çarşı her şeye karşı…

    Galatasaray taraftarı…

    İstiklal caddesinde toplanalım…

    Kuşların hükmü aslan gelene kadardır…

    Karşıyaka taraftarı ise…

    İzmir marşını hem salonda hem de statta söylemekte…

    Şimdi…

    Bu sözlere de sansür gelirse şaşırmamak gerekir…

    Nereye yorumlarsa yorumla…

    Fethiye spor 2017 tarihinde “Yüce Atatürk” formalarıyla…

    Fenerbahçe ile oynadığı Türkiye Kupası maçına çıktı…

    Para cezası aldı…

    Statta inşaat çalışması başlatıldı…

    Bir ceza verildi…

    Düşünün…

    Gazete başlıklarına…

    Haberlere…

    Taraftar sloganlarına…

    Sansür uygulandığı zaman…

    Gazetelerin, televizyonların, spor servislerinde…

    Ne spor müdürü kalır…

    Ne muhabir…

    Hele hele…

    Ellerine değnek alıp…

    Yorum yapanlar…

    Susup oturacaklar…

    Bu nedenle SANSÜRE hayır…

    Özgür basın susturulamaz…

    YÜZ KARASI DEĞİL, KÖMÜR KARASI

    Amasra’da maden kazasında 40 emekçi canını kaybetti…

    Maden şehitlerine Allah rahmet eylesin…

    Ailesinin, yakınlarının, tüm emekçilerin başı sağ olsun…

    Yaralılara acil şifalar diliyorum…

    Ve Orhan Veli’nin…

    ”Yüz karası değil, kömür karası” başlıklı şiirinin son iki cümlesiyle tüm madencileri selamlıyorum…

    “Yüz karası değil, kömür karası…

    Böyle kazanılır ekmek parası…”

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Taraftar her zaman kendini haklı görüyor

    Futbol basit bir oyun…

    7’den 70’e herkes oynayabilir…

    Onun için…

    İster futbol oynasın…

    İster bırakıp yorumcu olsun…

    İsterse sadece futbol izleyicisi olsun…

    Herkes futbola yorum yapabiliyor…

    Bu nedenle…

    Yönetici, teknik kadro, futbolcu, taraftarlar arasında sorunlar yaşanmaktadır…

    Bunun nedeni ise…

    Özellikle…

    Bazı taraftarlar…

    Futboldan anlamıyor…

    Ama anladığını sanıyor…

    En kolay yolu da futbolda bilgi taslamak…

    Herkes Fatih Terim, Ersun Yanal, Şenol Güneş Emre Belezoğlu, Sergen Yalçın, Arda Turan olmayı hayal edebilir…

    Hatta, Messi, Ronaldo, Haaland, Neymar gibi dünya yıldızları gibi olmayı da hayal edebilmektedirler…

    Hayal etmek başka…

    Gerçekçi yaklaşmak başka…

    Sorun da burada çıkıyor…

    Taraftar bir futbolcunun kaçırdığı gol pozisyonu için” Bu golü bende atardım” diyebilmekte…

    Teknik direktörün taktiksel anlayışını bile eleştiriyor…

    Bu takım…

    3-5-2 veya 4-4-2 oynayamaz eleştirisi yapmaktadırlar…

    Böyle düşünen taraftarlar…

    Futbol kültürüne zarar verecek hale gelmiştir…

    Stadlardaki olaylar da bu düşüncenin ürünüdür…

    Taraftar takımının…

    Her maçta galip gelmesini ister…

    Futbolda böyle bir olay şimdiye kadar yaşanmamıştır…

    Yenilmeden şampiyon olan veya olamayan takımlar vardır…

    Bu takımlar her maçı kazanmamış, beraberlikler almışlardı

    Türkiye liglerinde…

    Daha sezonun sekizinci haftası…

    Hiçbir takım şampiyon olmamış…

    Hiçbir takım küme düşmemiş…

    Taraftar…

    Kulüp başkanını, teknik kadroyu istifaya davet ediyor…

    Futbolculara “Formanızı çıkarın….s….r olup gidin” diyebiliyor…

    Milli maçlarda bile…

    Kendi taraftarı olmayan bir milli futbolcuya bile çirkin sözler söyleyebiliyorlar…

    Kaleci -şu anda teknik direktör- Volkan Demirel örneği ortada…

    2017 tarihinde Galatasaray’ın stadı olan Türk Telekom’da oynanan Kazakistan maçı öncesi sahaya ısınmak için çıktığında çirkin tezahürat nedeniyle çalışmayı terk etti ve maça çıkmadı…

    Demirel’e böylece milli takım kapısı da kapanmış oldu…

    Şimdi suçlu kim…

    Volkan Demirel mi?

    Ona çirkin sözler söyleyen taraftar mı?

    Bu nedenle…

    Futbolda taraftarlar takımlarına hem destek, hem de zarar veriyor…

    Ve kendini her zaman haklı görüyor…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Konser derken, bir yasak da üç büyük takımın taraftarına geldi

    Yasaklar ülkesi olduk…

    Konserler, festivaller üst üste yasaklanıyor…

    Yaşam tarzına yasaklar geliyor…

    Sendikaların, Sivil Toplum Kuruluşlarının açıklama yapması yasak…

    Medyada iktidarı eleştirmek yasak…

    Sosyal medya yasaklanıyor…

    Haberlerin erişimine yasak getiriliyor…

    Bir yasak da futbolda…

    Yıllardır birbirlerine rakip olan…

    Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray’ın…

    Kendi aralarında yaptığı…

    Derbi dediğimiz maçlarda…

    Rakip takımın taraftarlarına…

    Tribün yasağı getirildi…

    Beşiktaş-Fenerbahçe arasında…

    2 Ekim Pazar günü oynanacak maça…

    Fenerbahçe’nin…

    Kural gereği 2 bin taraftarı alınmayacak…

    Valilik, İl Güvenlik Kurulu’nda böyle karar alındığını açıkladı…

    Sarı-lacivertli…

    Flama ve bayrakları…

    Vodefone Park’ta…

    Ali Sami Yen Nef’te…

    Sarı-kırmızılı…

    Flama ve bayrakları…

    Şükrü Saraçoğlu’nda…

    Vodefone Park’ta…

    Siyah-beyazlı…

    Flama ve bayrakları…

    Ne Şükrü Saraçoğlu’nda…

    Ne de Ali Sami Yen Nef’te…

    Göreceğiz…

    Renklerin birbirleriyle karşılaşmasından…

    Neden korkuluyor…

    İki bin taraftarı koruyamıyorsunuz…

    Hemen yasak getiriyorsunuz…

    En kolay iş…

    Yasakla çözüm…

    Yanlış…

    Bu, iyice…

    Olayları körüklemektir…

    O zaman…

    Diğer kentlerde de…

    Valiler tarafından taraftar yasağı getirilirse…

    Nasıl çıkılacak bu işin içinden…

    Futbol…

    Taraftarların tribünde yer almasıyla güzelleşir…

    Bu güzellikten mahrum etmek…

    O taraftarların, takımının galip gelmesi halinde…

    Deplasmanda yaşayacağı mutluluğa engel olmaktır…

    Zamanın Maarif Vekilinin söylediği gibi…

    “Şu mektepler olmasaydı, maarifi ne güzel idare ederdim”

    Vali de…

    Futbol Federasyonu da aynı zihniyette…

    Rakip takımın taraftar deplasmana gelmesin…

    Biz de rahatça maç izleyelim

    Bu yasaklarla…

    Bir yere varılmaz…

    Sanatçıya yasak…

    Konserlere yasak…

    Yaşam tarzına yasak…

    Medyaya yasak…

    Sosyal medyaya yasak…

    Kendilerine dokunan haberlerin erişimine yasak…

    Şimdi de…

    Taraftarlara yasak…

    Bu yasaklar çözüm değil…

    Yasaklarla bir yere varılamaz…

    Bugün aldığınız yasaklar…

    Yarın başka yasakları da…

    Beraberinde getirir…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Ninni uyusun da büyüsün Türk futbolu

    Oh be…

    Futbolda…

    Milli takım düzeyinde…

    C liginden kurtulduk…

    B ligine çıktık…

    Haydi bayram edelim…

    Kimler yoktu ki bizim grupta…

    İngiltere…

    Almanya…

    Portekiz…

    İtalya…

    Bu ülkelerin milli takımları…

    Avrupa, dünya şampiyonu olmuş…

    Böyle bir takımları…

    Geride bırakmak kolay iş değil…

    Bayram etmeyelim de…

    Ne yapalım…

    Oturup ağlayalım mı?

    Hayır hayır…

    UEFA Uluslar liginde…

    C grubunda…

    Ne Almanya…

    Ne İngiltere…

    Ne Portekiz vardı…

    Hangi ülkeler vardı…

    Lüksemburg…

    Faroe Adaları…

    Litvanya…

    Bu ülkeleri geride bırakıp…

    B ligine çıkmanın sevincini yaşıyoruz…

    Hele hele…

    Lüksemburg ile 3-3 beraber kaldığımız maçtan sonra…

    TRT Spikeri…

    Büyük bir zafer kazanmışız gibi…

    Milliler bunu kutluyor diyor…

    İşte Türk futbolunun gerçeklerinden biri…

    Şimdi oturup…

    Neden A liginde değiliz bu tartışılmalı…

    Milli takımda yanlışlar sürüyor…

    Alman Kuntz, ülkesinde ikinci, üçüncü sınıf bir teknik dam…

    Ama A milli takımın patronu…

    Ülkemizde teknik adam yok mu?

    Şunu da belirteyim…

    Yabancıya karşı değilim…

    Gelecek yabancı iyi olmalı…

    Kadro seçimi ise tamamen yaz-boz tahtası gibi…

    Özellikle Türkiye’de kendi takımlarında oynamayan…

    Futbolcular milli takıma davet ediliyor…

    Yurt dışında oynayanlar ağırlıkta…

    Nedeni ise yabancı kuralı…

    Çünkü Süper Lig’de takımlar 8 yabancı, 3 yerli futbolcu oynatabiliyorlar…

    Böyle bir kuralda…

    Süper Lig’de milli takıma futbolcu bulmak da zor…

    Öncelikle bu sorun çözülmeli…

    Yoksa…

    C liginden B ligine çıktık…

    Sevinciyle…

    B Liginden, A ligine çıkma mücadelesinde…

    Bakarsınız ki…

    Yeniden C ligine düşmüş oluruz…

    Şunu da belirtmekte fayda var…

    Kuntz’un suyu da ısınmak üzere…

    İstanbul medyası gönderilmesi yolunda…

    Yoğun çabalar gösteriyor…

    Bakarsınız ki…

    25 Eylül 2022 tarihinde…

    Deplasmanda oynanacak…

    Faroe Adaları maçı sonrası ya istifa etmiş olur…

    Ya görevine son verilir…

    Yeni bir teknik adamla…

    Yeni ufuklara yelken açarız…

    Bu kafa ile o yelken…

    Limandan zor yol alır…

    Türk futbolunda…

    Bu kandırmaca sonuçlarla bir yere varmayız…

    C ligi, B ligi arasında gider…

    Ninni söyler, uyuruz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Futbolda suçlu hakemler mi?

    Futbolda…

    Kulüpler hakemleri hedef almaya devam ediyor…

    Yenilen…

    Hemen suçlu hakem diyor…

    Hakemler de hata yapıyor…

    Hata yapan hakemler…

    Merkez Hakem Kurulu tarafından dinlendiriliyor…

    Kulüp Başkanları, yöneticiler, teknik adamlar hatta futbolcular…

    Yenilgiyi kendilerine mal etmiyorlar…

    Kendileri hatta yaptıkları zaman…

    Niye bırakıp gitmiyorlar…

    Galip geldiler mi…

    Öyle demeçler veriyorlar ki…

    Ama kendi kendilerini kandırıyorlar…

    Özellikle yabancı futbolcu hayranlığı sonucu…

    Borç batağındalar…

    Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor hemen şampiyonluk istiyor…

    İyi güzel de…

    Döviz ile transfer yapanlar…

    Aldıkları futbolcuları kulübede oturtanlar…

    Neden alt yapıya önem vermiyor…

    Hemen şampiyon olmak yerine…

    Geleceği garantiye almak…

    Daha önemli değil mi?

    Alt yapıya önem verilmez ise…

    Genç yeteneklere güvenip, kadroda yer verilmez ise…

    Türk futbolunun Avrupa’daki yeri belli…

    A Milli Futbol Takımı Avrupa C liginde…

    B’ye çıkmak için mücadele ediyor…

    26 yıl sonra Şampiyonlar Lig’inde gruplarda takımımız yoksa…

    Türk futbolu yerinde sayıyor demektir…

    Suçlu olarak hakemleri aradığımız zaman…

    Yerinde saymaya devam ederiz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • 19 Mayıs Stadı ve İsmet İnönü’nün sözleri

    19 Mayıs Stadı…

    1934 yılında temeli atıldı…

    Açılışı 15 Aralık 1936 yılında yapıldı…

    19 bin 209 kapasiteli stat…

    4 Ağustos 1918 yılında yıkıldı…

    4 yıl sonra inşaatına başlandı…

    İnşaat işlemi…

    İki aydır sürüyor…

    Hızlı bir giriş yapıldı…

    Üç yılda bitirilecek…

    İnşaatı yapan firma yetkilileri öyle diyor…

    Cumhuriyet döneminin önemli tarihi stadı olan…

    19 Mayıs Stadının ismi…

    Ne olacak belli değil…

    İnşaatı yapan firma…

    Şantiyeye levhayı asmış…

    Ankara Stadyumu diye…

    Demek ki…

    İsmi konmuş…

    Girişte…

    Hala 19 Mayıs Spor Tesisleri levhası indirilmemiş…

    Belki de unuttular…

    Bu stadın ismi…

    19 Mayıs Stadı olmalı…

    Stadın açılışında konuşan o dönemin Başbakanı İsmet İnönü şunları söylemişti…

    “Türkiye’yi idare edenler, stadyumu en kıymetli mektep gibi her yerde kurmaya çalışacaklardır. Türkiye’nin istikbalini idare edecek olan genç nesil, açık havada, açık meydanlarda yetişecektir.”

    Bu sözler…

    Mermere yazılarak…

    Stadın ön cephesinde yer almıştı…

    Bu mermer yıkım sırasında…

    Zarar verilmeden söküldü…

    Şimdi Çankaya Belediyesi deposunda muhafaza altında…

    Stat yapıldığı zaman…

    Bu yazı yeniden…

    Asli yerine konulmalı…

    19 Mayıs Stadı ruhu ancak böyle yaşatılır…

    Şunu da belirteyim ki…

    Stadın ismi için anket yapılsa…

    Yüzde doksan dokuz 19 Mayıs ismi çıkar…

    Bu nedenle…

    Şimdiden inşaatı yapan firma…

    Ankara Stadyumu inşaatı yerine…

    19 Mayıs Stadı ismini yazmalı…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Türk futbolunun gidişatı iyi değil

    Son 7-8 yıla baktığımızda…

    Türk takımları bine yakın yabancı futbolcu transfer etti…

    Bu futbolculara yaklaşık 700 milyon Euro transfer parası harcandı…

    Ama neye yaradı…

    Dünya futbolu şöyle dursun Avrupa futbolunun daha da gerisindeyiz…

    Yerli futbolcu yetiştirmeye yönelmiyoruz…

    Paralar harcanıyor…

    Futbol ekonomisi çökmüş durumda…

    Kulüpler borç batağında…

    Çoğu kulüp transfer yasağını kaldıramıyor…

    Biz ne yapıyoruz…

    Yabancı kuralı…

    8 artı 3 mü, yoksa 7 artı 4 mü olsun…

    Bunları tartışıyoruz…

    Her sene aynı filmi izliyoruz…

    Futbol sezonu başlarken…

    Pişirilip, pişirilip gündeme getiriliyor…

    Avrupa’da başarı yok…

    27 yıl sonra Şampiyonlar liginde gruplarda Türk takımı yer almıyor…

    Fenerbahçe, Trabzon UEFA Avrupa, Başakşehir, Sivasspor Konfederasyon liginde mücadele gedecek…

    Yine de teselli buluyoruz…

    A Milli Futbol Takımımız Avrupa’da en alt kategori olan C liginde mücadele ediyor…

    B’ye çıkacak…

    Ondan sonra da A’ya…

    Bekleyelim…

    Türk futbolu neden bu hale düştü…

    Türk futbolunu gerçekten futbolun içerisinden gelmiş, yeşil sahalarda ömrünü harcamış insanlar yönetmeli…

    Bir iş adamı…

    Bir-iki yıl bir kulüpte ya başkanlık yapıyor ya da yöneticilik…

    Siyasi irade de destek verdi mi…

    Bir bakıyorsunuz ki…

    Futbol Federasyonu Başkanı oluyor ve Türk futbolunu yönetiyor…

    Bugüne kadar aldığımız yol belli…

    Futbol Federasyonunda şu anda milli takımda ve Galatasaray’da futbol oynamış…

    Bir tek Hamit Altıntop var…

    Bu sayı fazlalaştığı zaman…

    Türk futbolu da Avrupa arenasında söz sahibi olur, isimlerini duyururlar…

    Türk futbolunun en önemli yarası ise…

    Alt yapıya önem verilmemesi…

    Futbolcu yetiştirmek yerine, yabancı futbolcu sevdası nedeniyle…

    Ne yazık ki gençlerimiz forma şansı bulamıyor…

    En azından…

    A Takım için hazırlıklı olacaklardı…

    Bunun için de Süper Lig takımları için…

    Rezerv lig kuruldu…

    Önceden bu lig için hevesli olan Süper Lig takımları…

    Kulüpler Birliği Vakfı vasıtasıyla…

    Rezerv liginin kaldırılmasını istiyor…

    Kalkacak da…

    Böylece takımlarının maç kadrosunda yer alamayan, genç futbolcular A takım kadrosuna girmek için kendilerini gösterme şansı bulamayacak…

    Sürekli yabancı futbolcu peşinde koştuğumuz takdirde…

    Türk futbolunun nereden nereye geldiği, özellikle de A Milli takımın Avrupa ve Dünya Kupası elemelerinde aldığı sonuçlar ortada…

    Türk futbolunu yaz-boz tahtası haline getirdiğimiz için…

    Başarı beklemek hayalcilikten öteye geçmez…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Eyyy TFF, eyyy MHK

    Trabzon’da yarın (28 Ağustos 2022) Trabzonspor –Galatasaray çok kritik bir karşılaşma oynayacak… Maç sonrası…

    Trabzonspor, gerekse Galatasaray yöneticilerinin…

    Skora göre maç sonunda neler söyleyeceklerini tahmin ediyorum…

    Yenilen yine hakemi suçlayacak…

    Sabri Çelik Başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu…

    Bu maça FİFA kokartlı Ali Palabıyık’ı görevlendirdi…

    Yerinde ve doğru bir karar…

    Palabıyık şu anda FİFA’da elit hakemler listesinde…

    Ali Palabıyık geçen sezon Rize’de oynanan Rizespor-Galatasaray maçın uzatmalarında Galatasaray’ın attığı galibiyet golü öncesi faulü vermemişti…

    Gündem olmuştu…

    Rizespor ateş püskürmüş, Palabıyık’ın lisansının iptal edilmesini istemişti…

    Ferhat Gündoğdu başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu…

    8 Mart’ta yaptığı operasyonda da Ali Palabıyık’ın hakemliğini noktalamıştı…

    Gerekçe gösterilmeden MHK’nun bu kararı Tahkim Kurulu’ndan dönmüştü…

    Palabıyık’ta yeniden düdük çalmaya başladı…

    Şimdi gelelim Trabzonspor-Galatasaray maçına…

    Trabzonspor yenildi mi…

    Bordo-mavili yöneticiler…

    Hemen ekran başına geçip…

    Eyyy TFF…

    Eyyy MHK…

    Bu hakem Rize’de Galatasaray’ı getirmişti…

    Böyle bir maça nasıl verdiler…

    İşte bütün kararları Galatasaray lehine oldu…

    Tersini de düşünelim…

    Galatasaray yenildi mi…

    Bu kez sarı-kırmızılı yöneticiler erkan başına geçip…

    Eyyy TFF…

    Eyyy MHK…

    Hakeme Rizespor maçı sonrası algı operasyonu yapıldı…

    Baskı altında kaldı…

    Bunun sonucu verdiği kararlar hep aleyhimize oldu…

    Böyle konuşacaklar…

    Ne kaldı şurada…

    24 saat sonra bunları dinleyeceğiz…

    Yöneticiler ve teknik kadrolar kendi hatalarının üstünü örtüp…

    Ali Palabıyık’ı hedef gösterecekler…

    Hafta boyu bu konuşulacak…

    Böylece bir haftayı daha kurtarmış olacaklar…

    Şu bir gerçek ki…

    Hakemler konuşulmaya devam edecek…

    Böyle devam ettiği sürece…

    Milli Takım Avrupa Ligi’nde…

    En alt lig olan C’de mücadele ediyor…

    Çıkıp…

    Süper Lig’in markasını büyüteceğiz diye…

    Mesajlar veriliyor…

    Hakemleri suçlamakla marka büyümez…

    Futbolu geliştirerek marka değeri yükselir…

    Ne diyelim…

    Yakından tanıdığım, 41 yaşında, asıl mesleği öğretmen olan Ali Palabıyık’a başarılar diliyorum…

    Hakem şansı yanında olsun…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Süper lig başladı…Dakika bir, gol bir…

    Süper lig başladı…

    Henüz üçüncü hafta…

    Kavgalar da erken başladı…

    Bu kavganın olacağı belliydi…

    Özellikle de 4 takım; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor…

    Kaybetti mi veya berabere kaldı mı?

    Hemen hakemi suçluyorlar…

    Hakem tartışmaları bitmez…

    Böyle gelmiş…

    Böyle gider…

    Bu dört takıma dokunan hakem yandı demektir…

    Hakem kuralları uyguluyor…

    Bu dört takıma göre kural belirlenemez…

    Hakemlerin de hataları var…

    Bu hatalar o an sahadaki yorum farkından kaynaklanıyor…

    Ligin ikinci haftasında…

    Beşiktaş, deplasmanda Alanyaspor karşısında 3-0 önde iken…

    Karşılaşma 3-3 bitti…

    Suçlu hakem Yasin Kol oldu…

    Beşiktaş karşılaşmanın 31. dakikasına kadar 3-0 önde…

    37. dakikada Emrecan kırmızı kartla oyun dışı kalınca 10 kişi kaldı…

    Maç berabere bitti…

    Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi…

    Kılıçları çekti…

    Bu beraberliğin sorumlusu olarak hakem Yasin Kol‘u gösterdi….

    İyi, güzel de…

    SeninTeknik Direktörün suçlu değil mi?

    Takımın en iyi üç oyuncusunu kulübeye çekti….

    5’li savunma yapıp geriye yaslandı…

    Alanyaspor da golleri buldu…

    Neden bu beraberliği hakeme bağlıyorsunuz da teknik direktörünüzü eleştirmiyorsunuz…

    Hakemi eleştirmek kolay…

    Bir hakem eleştirisi de…

    Galatasaray’ın kendi evinde Giresunspor’a 1-0 yenildiği maçtan sonra geldi…

    Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk…

    Maçın hakemi Kadir Sağlam için şunları söylemişti…

    “Hakem sınıfta kaldı. Çok yanlış kararlar verdi. Süper Lig kalitesinin altında, çok altında bir hakemdi.”

    Hakem sınıfta kaldı…

    Çok yanlış kararlar verdi…

    Süper Lig kalitesinin altında bir hakem…

    Hocam sen ne yaptın?

    Kadro tercihinde sen de sınıfta kaldın…

    Ne diyelim…

    Sezon sonuna kadar bu kavga devam edecek…

    Şimdilik Fenerbahçe ve Trabzonspor sesini çıkarmıyor…

    Çünkü işler yolunda…

    Yarın onlar da yenildiği veya berabere kaldığı zaman…

    Yine hakemler hedef tahtası olacak…

    Futbolda erken gol için bir deyim vardır…

    ‘Dakika bir, gol bir’ diye…

    İkinci haftada karşılıklı suçlamalar yapılıyorsa…

    Lig fena karışacak…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.