Yazar: Ali Erdoğan

  • Maçlarda rock konseri serbest, festivallerde yasak

    Konserlere…

    Festivallere…

    Neden…

    Karşı olunduğunu…

    Anlamış değilim…

    Sanatçıya göre konserlere izin verilmesi ise tamamen siyasi…

    Süper Lig 5 Ağustos’ta İstanbulspor-Trabzonspor maçıyla başlamıştı…

    İstanbul Atatürk Stadı’nda yapılan bu maç öncesi…

    Madrigal Rock grubu konser verdi…

    Statta 20 bine yakın seyirci izledi…

    İyi, güzel bir olay…

    Amaç…

    Maçlara taraftar çekmek…

    Taraftarlar böylece…

    Maç öncesi eğlenmiş oldu…

    Nedense…

    Statta yapılacak rock konserine…

    17-22 Ağustos tarihleri arasında yapılacak Zeytinli Rock Festivaline…

    Balıkesir Burhaniye Kaymakamlığı izin vermedi…

    Gerekçe…

    Vatandaşların yoğun şikayetleri ve yakınmaları göz önüne alınmış…

    İki rock grubunu göz önüne getirin…

    Birisi…

    Statta insanları eğlendiriyor…

    İzin var…

    Diğeri…

    Geleneksel Zeytinli Rock Festivali’nde insanları eğlendirecek…

    Sen eğlendiremezsin…

    Vatandaşlar şikayet ediyor…

    Kaymakamlık da…

    Kamu güvenliği ve sağlığı…

    Toplumun huzurunu bozucu…

    Çevrenin korunmaması…

    Gibi gülünç gerekçeler gösteriyor…

    17 yıllık geleneksel festivali yaptırmıyor…

    Bir vatandaş veya vatandaşlar da çıkıp…

    İstanbulspor-Trabzonspor maçındaki rock grubunun konserini şikayet etselerdi…

    Yasaklanacak mıydı?

    Sanat ve sanatçıda ayırım yaparsanız…

    Kutuplaşmaya neden olursunuz…

    Ben de diyorum ki…

    Maçlarda…

    Tarkan…

    Sezen Aksu…

    Haluk Levent…

    Konserleri yapılsın…

    TFF böyle bir konser düzenleyemez…

    İsterse düzenlesin bakalım…

    Ya valilik ya da kaymakamlık tarafından iptal edilir…

    Öyle ise…

    Yandaş sanatçılara selam…

    Konserlere devam…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Konya’daki İslam Oyunları ve kaçıncı kavga

    Resmi kayıtlara göre…

    5.İslam Dayanışma Oyunları 9-18 Ağustos tarihleri arasında Konya’da düzenlenecek…

    Ne yazık ki…

    Bir gerçek görmezden geliniyor…

    1.İslam Dayanışma Oyunları…

    1980 Askeri Darbe sonrası İzmir’de düzenlendi…

    Bu oyunlarda…

    Güreşte 18 altın, 2 gümüş…

    Atletizmde…

    Yüksek atlamada Ekrem Özdamar…

    Maratonda Mehmet Terzi…

    Ve diğer kategorilerde…

    Ülker Kutlu…

    Semra Aksu…

    Esen Özgener…

    Tayfun Akgün…

    Temel Erbek…

    Altın madalya kazanan sporcularımız olmuştu…

    Bu sonuçlarla…

    Toplam 62 altın…

    33 Gümüş…

    18 Bronz…

    Olmak üzere 113 madalya kazanarak…

    1980 yılında yapılan bu İslam Dayanışma Oyunları’nda Türkiye madalya sıralamasında birinci olmuştu…

    Bu oyunları kabul etmiyoruz…

    Ya da yok sayıyoruz…

    Saymamakla…

    Haklılar…

    Bir ilki başarmanın öyküsünü yazacaklar…

    Türkiye bu oyunlarda yine toplam madalyada birinci sırada yer alır…

    Burada önemli olan genç sporculara müsabaka yapması için fırsat verilmeli…

    Böylece tecrübe kazandığı gibi, ileride neler yapabileceğini de görmüş oluruz…

    Ama gözümüz…

    Madalya diye karardı…

    Elbette madalya önemli

    Alınacak madalyalar sonrası…

    Türk sporunun çağ atladığını…

    Belirterek nutuklar atacağız…

    Yine kendi kendimizi kandıracağız…

    Başarının göstergesi…

    Avrupa…

    Dünya şampiyonları…

    En önemlisi de…

    Olimpiyatlar…

    1924 Paris Olimpiyat Oyunları’nda neler yapacağız…

    Hep birlikte göreceğiz…

    Ancak şunu da belirtmekten…

    Geçemeyeceğim…

    Gençlik ve Spor Bakanlığı…

    Konya Büyükşehir Belediyesi…

    Gençlik Hizmetleri Spor Genel Müdürlüğü…

    Üçgeninde kavga var…

    Bu organizasyonda…

    Herkes kendisine pay çıkarmaya çalışıyor…

    Bu kavga…

    Oyunlar süresince de…

    Devam edeceği benziyor…

    Sonuç ne olacak göreceğiz…

    Sporcularımıza başarılar diliyorum…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Fenerbahçe Ali İsmail ile kazandığı ruhu Putin ile kaybetti

    Sporun…

    Dili…

    Dini…

    Irkı…

    Olmaz…

    Almanı, İngilizi, Fransızı…

    Rumu, Ermenisi…

    Olmaz…

    Lazı, Çerkezi, Efesi, Dadaşı, Kürtü….

    Olmaz…

    Doğulusu, Batılısı, Kuzeylisi, Güneylisi…

    Olmaz…

    Alevisi ,Sünnisi, Yahudisi…

    Olmaz…

    Böyle ayrım yapanların…

    Sporda yeri olmaz…

    Spor…

    Kardeşliktir…

    Barıştır…

    Sevgidir…

    Dostluktur…

    Fair-play çerçevesi içinde…

    Rekabet etmektir…

    Spor…

    Ülkeler arasında dostluğun kurulmasında…

    Bir köprüdür…

    Olimpiyatların nedeni budur…

    Barışın en önemli gücüdür…

    9-19 Ağustos tarihleri arasında Konya’da İslam Oyunları yapılacak…

    Bu oyunlarda…

    Iranlı, Cezayirli bir sporcu…

    Oyunlar rekoru denemesi yaptığı zaman…

    O salonu ve stadı dolduranlar sevgilerini, desteklerini alkışlarıyla gösterip, arkasında olmalıdır…

    Sporun milleti…

    Dini yoktur…

    Sporun inancı vardır…

    Konya’da yapılacak İslam Oyunlarında Tunuslu bir bir atlet Türk sporcusu karşısında seyirciden tempo istiyorsa…

    Bu tempo gösterilmelidir…

    Spor ruhu…

    Spor aşkı varsa…

    Seyircilik görevini yerine getireceksin…

    Sen nasıl tuttuğun takımın ve ülkenin takımının kazanmasını istiyorsan…

    Karşı takımın ve ülkenin sporcusu da kazandığı zaman saygı gösterip, alkışlamak gerekir…

    Nasıl ki…

    Halterde cep herkülü unvanıyla yarışan rahmetli Naim Süleymanoğlu’nun rekorlarını Alman, Ermeni, Fransız, İngiliz, Belçikalı seyirciler gözyaşlarıyla alkışlıyorsa…

    Bu sporun ruhudur…

    Olaya bu açıdan baktığımızda…

    Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi 2. Ön eleme maçında Ukrayna’nın Dinamo Kiev maçında yediği ilk gol sonrası…

    Dinamo Kiev’li futbolcunun abartılı sevinci sonrası…

    Şükrü Saraçoğlu Stadında Fenerbahçeli taraftarların bir kısmının tribünlerden ”Vladimir Putin” tezahüratı sporun ruhuna aykırıdır…

    Rusya – Ukrayna savaşında…

    Rusya’nın, Ukrayna’nın egemenliğine saldırması sonucu…

    Siviller, çocuklar öldürüldü…

    Öldürülmeye de devam ediyor…

    Bu talimatı verenin…

    Putin olduğu bilindiği halde…

    Fenerbahçeli taraftarların Putin’e destek vermesi spor ahlakına karşıdır…

    Bu nedenle…

    Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Fenerbahçe hakkında “Uygunsuz hareketler” nedeniyle soruşturma açtı…

    Sonuç ne olur…

    Fenerbahçe…

    Para cezası…

    Seyircisiz oynama…

    İki maç saha kapatma…

    Cezası alır…

    Bu cezalar bir anlamda unutulur…

    Ancak Fenerbahçe taraftarlarının Putin’e destek tezahüratı unutulmaz…

    Nasıl ki…

    Gezi davasında…

    Öldürülen…

    Ali İsmail Korkmaz için…

    Fenerbahçe tribünlerinin koro halinde söylediği…

    “Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe Yıkılmaz”…

    Tezahüratının unutulmadığı gibi…

    İşte bu nedenle…

    Fenerbahçe…

    Ali İsmail ile kazandığı sevgiyi, kardeşliği, barışı…

    Putin ile kaybetti…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • TFF ve kurullarının yemini işe yarayacak mı?

    Nereden çıktı bu yemin…

    Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, şimdiye kadar uygulanmayan bir konuyu gündeme getirdi…

    TFF Kurullarını açıkladıktan sonra…

    Bir bilgilendirme notu düştü…

    Tahkim Kurulu…

    Profesyonel Disiplin Kurulu…

    Merkez Hakem Kurulu…

    Amatör Futbol Disiplin Kurulu…

    Uyuşmazlık Çözüm Kurulu…

    Etik Kurulu.

    Lisans Kurulu…

    Temsilciler Kurulu…

    Engelliler Koordinasyon Kurulu…

    Bu Kurullar şöyle bilgilendirildi…

    “Kanun ve TFF Statüsü uyarınca; Tahkim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK), Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), Etik Kurulu ve Kulüp Lisans Kurulu’nun seçilen başkan ve üyeleri, görevlerini tarafsızlık ve bağımsızlık içinde yerine getirmelerine engel bir durumlarının olmadığına dair yazılı beyanlarını sunmaları ve Yönetim Kurulu üyelerinin huzurunda görevlerini tarafsız ve bağımsız şekilde yerine getireceklerine dair yemin etmeleri ile resmi olarak göreve başlayacaklardır.”

    İyi güzel…

    Yaklaşık…

    45 yıldır futbolun içindeyim…

    Yemin ile göreve başlama olayı ilk kez yaşanıyor…

    Yemin sözcüğü için sözlüğe baktım…

    Karşıma şöyle bir tanım çıktı…

    “Sağ el, sağ taraf, gerçek, ant, kuvvet, bereket” anlamlarındaki yemîn (çoğulu eymân), terim olarak bir kimsenin kararlılığını pekiştirmek ve başkalarını ikna etmek amacıyla söz ve beyanını Allah’ın adını veya bir sıfatını zikrederek kuvvetlendirmesini ifade eder. Kelimenin kök anlamından hareketle, karşılıklı söz verme durumunda tarafların sağ ellerini kullanmaları sebebiyle yeminin bu anlama geldiği zikredilir.”

    Nasıl bir yemin töreni düzenlenecek…

    Veya düzenlendi…

    Yoksa göstermelik bir uygulama mı?

    TFF Yönetim Kurulu üyelerinin karşılarına geçip, bu kurulların başkan ve üyeleri yemin edecek…

    Yemin edecekler arasında…

    Tahkim Kurulu Başkanı İsmail Rüştü Cirit de var…

    Cirit, eski Yargıtay başkanı…

    Diğer kurulların çoğunda…

    Üst düzey hukukçular var…

    Düşünün, bu hukukçular…

    TFF yöneticilerinin önünde yemin edecek…

    Peki TFF kimin önünde yemin edecek…

    Bu yemin de gösteriyor ki…

    Geçmiş kurullarda yer alanlar, görevlerini yapmamışlar ki…

    Böyle bir uygulama başlatıldı…

    Yemin edildi, göreve başladılar…

    Futbolda yeni sezon 5 Ağustos’ta başlıyor…

    Bakalım yeminlerine ne kadar sadık kalacaklar…

    Yoksa boşuna mı yemin etmiş olacaklar…

    Çünkü…

    Öyle yemin eden kişiler var ki…

    Göreve geldikleri zaman…

    Yeminlerini unutuyorlar…

    Önemli olan sağ elini kaldırıp yemin etmek değil…

    Yeminin gereklerini yerine getirmektir…

    Yoksa sağ elini kaldırıp yemin eder, sol elinle vurursan…

    Boşuna yemin etmiş olursun…

    Ben de yemin ediyorum…

    TFF yönetimi ve diğer kurullar…

    Doğru işler yaptığı zaman alkışlayacağım…

    Yanlış işler yaptığı zaman…

    Eleştireceğim…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • MHK, 8 Mart operasyonunu ve iki ispiyoncu hakemi açıklamalı

    8 Mart hakem operasyonu aydınlanmadı…

    12 hakem neden uzaklaştırıldı?

    O dönemin MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu şöyle açıklamıştı…

    “Yaklaşık iki ay bu arkadaşları takip ettik. Sezon sonuna kadar maç vermeme kararı aldık”

    Bu hakemler arasında…

    FİFA Kokartlı Cüneyt Çakır da yer alınca…

    Kamuoyu günlerce bu hakemlerin neler yaptığı konusunda çeşitli yorumlar yapmaya başladı…

    Sonunda…

    TFF Başkanı Nihat Özdemir istifa etti…

    Vekaleten Servet Yardımcı göreve başladı…

    12 hakem TFF Tahkim Kurulu’na başvurdu…

    Tahkim Kurulu bu hakemlerin lehine karar verdi…

    Bunun üzerine de MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu istifa etti…

    Yerine…

    Şu andaki MHK Başkanı Sabri Çelik atandı…

    Önünde iki dosya var…

    Birincisi 8 Mart operasyonu…

    İkincisi iki ispiyoncu hakem kim?

    Sabri Çelik’i yakından tanırım…

    Öğretmenlikten gelme…

    Hakemlerin arkasında olan bir kişi…

    Kurullarında yer alan…

    Murat Ilgaz…

    Aytekin Durmaz…

    Sürhat Müniroğlu…

    Yakinen tanıdığım eski hakemler…

    Diğer kurul üyelerini maçlarda görev yaparken defalarca izledim…

    MHK Başkanı Sabri Çelik’in işi bir hayli zor…

    Çelik öncelikle…

    8 Mart operasyonunun neden yapıldığını Ferhat Gündoğdu’dan sordu…

    Tatmin edici yanıt aldı mı bilemiyorum…

    Bu kumpas olayını…

    Ya Sabri Çelik…

    Ya da Ferhat Gündoğdu…

    Açıklamalıdır…

    Bu iki isim açıklamadığı takdirde…

    TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, hakemlere yapılan bu kumpas olayını aydınlatmalı…

    Yoksa her sezon, bu hakemler görev aldığı sürece tartışılır…

    Şunu da belirteyim…

    MHK’nın yeni üyeleri, birkaç isim hariç Sabri Çelik’i aşmış görünüyor…

    5 yardımcı hakem var…

    Şu anda faal olan hakemlere “Hocam” yardımcılık yaptılar…

    Şimdi tersine dönecek…

    Hakemler kendilerine yardımcılık yapanlara hocam diyecek…

    Sabri Çelik’in aydınlatması gereken bir olay da…

    Tarık Ongun’un VAR odasına girip, Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin kayıtlarını dinlemek istemesi…

    Bu derbiyi FİFA Kokartlı hakem Umut Meler yönetmişti…

    VAR’da ise yine FİFA Kokartlı hakem Yaşar Kemal Uğurlu vardı…

    Tarık Ongun’un yaptığı hareket hoş değil…

    Ancak…

    Bu olayı medyaya haber veren…

    İspiyoncu iki hakem hala faal…

    Bu iki ismi biliyorum…

    Hakem camiasının de kesinlikle bildiğini düşünüyorum…

    Gizli bir şey konuşulduğu takdirde…

    Yine bunların sızdırmayacaklarını kim garanti edecek…

    İşte bu nedenle…

    Sabri Çelik…

    8 Mart operasyonunu…

    İspiyoncu iki hakemi açıklamalı…

    Yoksa…

    Camia yeni kumpaslara ve ispiyonlara gebe…

    Sabri hocam…

    40 yıldır seni tanıyorum…

    Hakkında hiçbir dedikodu çıkmadı…

    Sana güvenenleri mahcup etme…

    Ben de güveniyorum…

    Bu iki olayı aydınlat…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Maçlar öncesi Tarkan da şarkı söyleyebilecek mi?

    Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, koltuğa oturduktan sonra…

    Bir dizi kararlar aldı…

    Yabancı sınırını kaldırdı…

    Yayıncı kuruluşla yeniden anlaştı…

    Taraftarların deplasman yasağını kaldırdı…

    Merkez Hakem Kurulu Başkanını atadı…

    VAR hakemleri ile sahada maç yöneteceklerin kadrolarını ayırdı…

    Gizli bir odada gözlemci bulunacak…

    Süper Lig maçları öncesi konserler verilmesini kararlaştırdı…

    Güzel hareketler bunlar…

    Ancak…

    Ben kafayı konserlere taktım…

    Maçlar öncesi sanatçılar…

    Nasıl belirlenecek…

    Fenerbahçeli olan…

    Tarkan Fenerbahçe maçı öncesi konser verebilecek mi?

    Veya…

    Karadenizli sanatçı…

    Niyazi Koyuncu…

    Trabzonspor veya Giresunspor maçı öncesi sahne alacak mı?

    Edip Akbayram..

    Haluk Levent…

    Leman Sam…

    Sıla…

    Sertab Erener…

    Musa Eroğlu…

    Sanatçıların maçlar öncesi şarkı ve türkülerini dinleyebilecek miyiz?

    Yoksa…

    İbrahim Tatlıses…

    Orhan Gencebay…

    Yavuz Bingöl

    Seda Sayan…

    Sibel Can…

    Emel Sayın…

    Nur Yerlitaş…

    Gibi sanatçıları mı izleyeceğiz…

    Şimdilik kesin hükümlü olmamakla birlikte…

    Tarkan’a…

    Haluk Levent’e…

    Sıla’ya…

    Leman Sam’a…

    Sertab Erener’e…

    Ambargo konacağı kesin…

    Çünkü bunlar…

    Her yerde…

    Halkın sorunlarını dile getiriyor…

    Bugünkü iktidarı eleştiriyor…

    Bu sanatçılar…

    Bakarsınız öyle bir konuşma yapar ki…

    Tribünleri coştururlar…

    İşte korkunun temelinde bu yatıyor…

    Yine de biz…

    Tarkan’ın söylediği gibi…

    Bugünler de Geççek…

    Bugün Kurban bayramı…

    İyi bayramlar…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Futbol afyon, statlar bacasız fabrikalar

    Kapitalizm kâra ve sömürüye dayalı bir sistemdir…

    Her faaliyetinde ne kadar kazanacağım diye…

    Avucunu ovuşturur…

    Her alanda böyledir…

    Spor da bu araçlardan biridir…

    Burjuvazi gücünü ve etkisini yitirmeye başladığı zaman…

    Başka alanlarda gücünü yaratmaya çalışır…

    Sporu da bu amaçla kullanır…

    Bu nedenle emekçiler…

    Yoğun iş günü dışında…

    Boş kaldıkları zaman

    Futbol…

    Basketbol…

    Voleybol…

    Gibi sporları izleyerek…

    Spor-Toto, İddaa, at yarışı, milli piyango gibi şans oyunları oynayarak geçiriyorlar…

    Yorgun argın olmasına karşın…

    Tuttuğu takım kazanırsa…

    O günün yorgunluğunu atmış olur…

    Fabrikadaki sömürüyü bir anda unutur…

    Yeni iş gününe hazır hale gelmiştir…

    Bir ölçüde çalıştığı yerdeki baskıyı, sömürüyü bir kenara bırakmıştır…

    Aynı serviste işe giderken…

    Beraber sömürüldüğü arkadaşının tuttuğu takımı yenmiş ise…

    Ona takılmadan edemez…

    Bir ölçüde çalıştığı yerdeki baskıyı, sömürüyü bir kenara bırakmıştır…

    Servis aracından indiği zaman…

    Yine birlikte emek harcarlar…

    Dünya, Avrupa ve Olimpiyatlardaki sporcularımızın yarışmaları…

    Alınacak madalyalar, galibiyetler…

    Milliyetçilik duygusunu kabartır…

    İşçi hastalandı mı?

    Bir saat bile izin vermeyen…

    Doktora gittiğinde…

    Mutlaka rapor isteyen…

    İşveren…

    Milli maç oldu mu…

    İşçilerine iki saat izin verip…

    İzlenmesini sağlamak boşuna değil…

    Yoksulluk…

    Açlık…

    İnsan hakları…

    Hak…

    Hukuk…

    Adalet…

    Arayışına tepkisiz bir halk yaratmaktır…

    Amaç bu…

    Bunun için de…

    Futbol bu yollardan biridir…

    Günümüzde futbol tüm dünyada afyon…

    Stadyumlar ise…

    Bacasız fabrikalardır…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Koç-Büyükekşi kavgası haftaya başlıyor

    TFF’de yaz sıcak geçecek…

    Bu sıcaklık kavurucu olacağa benziyor…

    Seçim öncesi…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç…

    Mehmet Büyükekşi’nin kardeşinin FETÖ’den yargılandığını, bu nedenle aday olmaması gerektiğini, hatta Cumhurbaşkanına da bunu engellemesi için çağrıda bulunmuştu..

    Yine de Büyükekşi aday oldu…

    Ali Koç genel kurula katılmadı…

    Ancak kavganın devam edeceğini belirtmiştim…

    Yine Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olacağını dile getirmiştim…

    Başkan seçildi de…

    Kavga erken başlayacak…

    TFF Başkanı Büyükekşi, bir televizyon programında Fenerbahçe’nin 1959 öncesi şampiyonluklarla ilgili soruyu “Henüz önümüze bu konuyla ilgili bir şey gelmedi. Şu an çok daha acil çözmemiz gereken konular var” yanıtıyla geçiştirdi…

    Büyükekşi de biliyor ki…

    Fenerbahçe 1959 yıl öncesi 9 şampiyonluğun sayılmasını eski başkan Aziz Yıldırım döneminde TFF’den istemişti…

    Henüz bir yanıt gelmedi…

    Ali Koç da bu isteklerini yeniledi…

    Hakları olduğunu her toplantıda dile getirdi…

    İleriye de giderek Fenerbahçe formasındaki 3 yıldızı kaldırdı…

    5 şampiyonluğa bir yıldız verildiği için…

    Şu anda 19 şampiyonluğu var…

    1959 öncesinin de sayılması halinde…

    28 şampiyonluğa ulaştığı için 5 yıldızı hak ettiğini ve bu sezon maçlara 5 yıldızlı forma ile çıkacaklarını açıkladı Ali Koç…

    Bu forma ile çıkması için TFF’nin de izin vermesi gerekecek…

    Bu nedenle TFF’nin bu işi, 5 Ağustos 2022 tarihinde başlayacak Süper Lig sezonu başlamadan önce çözmesi gerekir…

    Ali Koç şimdi bekleyişte…

    Neden mi?

    Tahkim, Disiplin ve Merkez Hakem Kurulu henüz açıklanmadı…

    Hafta içi açıklanacak…

    İşte o zaman Ali Koç konuşmaya başlayacak…

    TFF ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı karşı karşıya gelecek…

    Bu nedenle diyorum ki…

    TFF’de yazın kavurucu sıcaklarla geçecek…

    Büyükekşi bir yıllığına seçildiği için…

    Bakalım Ali Koç’a karşı ne gibi tavır sergileyecek…

    Kavgaya girecek mi?

    Yoksa kaçak mı güreşecek?

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Büyükekşi’ye sandıkta tepki

    TFF seçimi yapıldı…

    Beklendiği gibi…

    Mehmet Büyükekşi Başkan atandı…

    Seçildi demiyorum…

    Bundan önceki yazımda da belirttiğim gibi…

    8 adayın başvuru için 60 imzayı bulmaları gerekirdi…

    Ancak kimse bu imzayı toplayamadı…

    Hüseyin Yangın 48 imza topladı…

    Seçim günü ise 9 kişi imzasını çekince…

    39’da kaldı…

    Mehmet Büyükekşi ise TFF’nin 311 olan toplam delegesinin 193 imzasıyla aday gösterildi…

    Genel Kurula 219 delege katıldı…

    Başkan adayı olarak Büyükekşi 158, yönetim kurulu ise 153 oy alarak seçildiler…

    Seçimin gizli oyla yapılması…

    Büyükekşi’ye imza verenlerin…

    Sandıkta vermediği ortaya çıktı…

    Baskı sonucu imza verenler, sandık başına giderken vicdanlarını dinleyip, tepki verdiler…

    Büyükekşi TFF delegelerinin yüzde ellisinin oyunu almış oldu…

    Bu, ileride sıkıntı doğuracaktır…

    Bir yıllığına göreve gelen Mehmet Büyükekşi’nin bu süreç içerisinde fazla bir şey yapamayacağı kesin…

    Şu bir gerçek ki seçimler erken de olsa, zamanında da yapılsa…

    Siyasi iklim değişecek…

    Böyle bir iklimde Mehmet Büyükekşi, 2023 Haziran’ında yapılacak seçimde aday olamaz

    Kulüpler…

    Kendi iradeleriyle başkanlarını seçerler…

    Büyükekşi’nin listesi…

    TÜSİAD gibi…

    TFF, Türkiye Futbol İş Adamları Federasyonu oldu…

    Kendisi iki yıl Gaziantepspor Kulübü Başkanlığı yaptı…

    Futbolla ilgisi bu kadar…

    Yönetiminde ise futbolun içinden gelen dört kişi var…

    Hamit Altıntop…

    Ali Düşmez…

    Volkan Can…

    Yusuf Günay Galatasaray’da yöneticilik yaptı…

    Eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun oğlu ise Beşiktaş ve TFF’de geçmiş dönemlerde

    görev aldı…

    Diğer 13 kişi ise çeşitli alanlarda yönetici ve iş insanı…

    Büyükekşi’nin atandığı bir gerçek…

    TFF Yönetiminde iki kadının ilk kez yer alması benim açımdan sevindirici olmuştur…

    Seçim bitti ancak…

    Kavga bitmeyecek gibi…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı 6 yöneticisini genel kurula göndermişti…

    Kendisi yoktu…

    Bu da gösteriyor ki…

    Ali Koç konuşmaya devam edecek…

    Kendisi Türkiye Kulüpler Birliği Vakfına Başkan adayı…

    Büyük ihtimalle seçilecek…

    İşte o zaman ortalık iyice karışacak…

    Genel Kurul’a Erman Toroğlu da gelmişti…

    Konuşmasını bekledim…

    Çünkü…

    Yandaş medyada hep eleştiriyor…

    Yine kaçamak yaptı…

    Köşesinde genel kurulun delegelerinin ellerini kaldırıp indirilmesiyle geçtiğini dile getirmiş…

    Erman hocam sen de delegesin, çıkıp niye konuşmadın…

    Şimdi atabildiğin kadar at…

    Seçim bitti…

    En büyük sorun…

    Tahkim, Disiplin ve Merkez Hakem Kurulu’na kimler atanacak…

    Öyle zor ki…

    Büyükekşi atandı…

    Bu kadar düşük oy alacağını beklemiyordu.

    Delegenin tepkisi karşısında…

    Şaşkındı…

    Yapacak bir şey yok…

    Şunu da belirteyim…

    MHK Başkanlığına…

    Şu anda TFF Danışmanı, İngiltere’de Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı yapmış İngiliz David Elleray atanırsa şaşırmamak gerekir…

    Ya da Sabri Çelik devam eder…

    Tahkim ve Disiplin Kurullarına da şu anda görevden istifa edenler yeniden atanırlar…

    Değişen bir şey olmayacak…

    Değişim şarttı…

    Bunun için de seçimi beklemekten başka çare yok…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • TFF Genel Kurulu’nda Ali Koç konuşmalı

    Sporda en büyük pasta futbolda var…

    Bu nedenle…

    Siyasi iktidar ipleri elinde tutar…

    İşaret ettiği kişi…

    TFF Başkanı seçilir…

    İşte bu nedenle…

    Nihat Özdemir’in istifasıyla…

    TFF seçim kararı aldı…

    Olağanüstü Seçimli ve Olağan Mali Genel Kurulu 16 Haziran 2022 tarihinde Ankara’da yapılacak…

    Seçilecek kişi belli…

    9 aday çıkması göstermelik…

    Gaziantep Kulübünün eski başkanı, iş insanı Mehmet Büyükekşi TFF’nin başkanlık koltuğuna bir yıllığına oturacak…

    Bir ihtimal…

    Her genel kurulda konuşma cesaretini gösterip, kürsüye çıkan Pazarspor’un eski başkanı Hüseyin Yangın da adaylar arasında…

    Büyükekşi’nin en büyük rakibi gözükse de…

    Seçim günü Divan Kurulu’nda yeterlik ve başvuru belgeleri incelendikten sonra 9 kişinin adaylığı kesinleşmiş olacak…

    Şu bir gerçek ki…

    Mehmet Büyükekşi imzaları toplamış bile…

    Siyasi iktidarın desteği arkasında…

    Başakşehir Kulübü Başkanı damat Göksel Gümüşdağ ile Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan’ın Büyükekşi’ye destek vermesiyle…

    Seçim yapılmadan bitmiştir…

    Büyükekşi dışında…

    Aday olma cesaretini gösteren 8 kişiyi yürekten alkışlıyorum…

    Bir alkış da…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’a…

    Ali Koç, Mehmet Büyükekşi’nin kardeşinin FETÖ’den yargılandığına dikkat çekmiş, Cumhurbaşkanı’nın buna müdahale etmesini istemişti…

    Burada…

    Kardeşi yargılanıyor diye..

    Mehmet Büyükekşi’yi suçlamak istemiyorum…

    Koç’un sıkıntılar olacağını dile getirmesi, ligler başladığında tartışmaların devam edeceğini gösteriyor…

    Nasıl ki…

    Ferhat Gündoğdu, TFF eski Başkanı Nihat Özdemir tarafından MHK Başkanı atanmıştı. FETÖ suçlamasıyla tutuklu olan Mehmet İyidil’in aynı zamanda dünürü idi.

    Gündoğdu ne yaptı…

    8 Mart’ta hakem operasyonu yaptı…

    Tahkimden döndü…

    Kendisi de gitti…

    Ancak hala o operasyonun izleri silinmiş değil…

    16 Haziran’da genel kurul var…

    Bakalım kimler kürsüye çıkıp konuşacak…

    Ali Koç katıldığı takdirde konuşması lazım…

    Yoksa…

    Nasıl olsa seçilecek diye…

    Konuşmamak yanlış…

    Tüm delegeler…

    Özellikle de…

    Kulüp Başkanları…

    Çıkıp konuşmalı…

    Yarın şikayet etme hakları olmaz…

    Konuşması gereken birisi de…

    Genel Kurul delegesi olan Erman Toroğlu…

    Eski FİFA hakemi, şimdi yandaş medyada yorumcu…

    Genel kurula çık…

    Tahkim, Disiplin, MHK hakkındaki görüşlerini söyle…

    Bakalım o cesareti gösterecek mi?

    Gelse de…

    Salonda boy gösterecek ve gidecek…

    Genel Kurul’da gerçekleri dile getirmeyip, susarsanız…

    Ligler başladıktan sonra…

    TFF ve kurullarını eleştiremezsiniz…

    Çünkü…

    Bir işaretle seçilen başkana destek veriyorsunuz…

    O başkan da istediğini yapar…

    Seçilecek başkan yüzde yüz Mehmet Büyükekşi olacak…

    Bir yıllığına…

    Bir yıl sonra neler olacak…

    Şimdiden belli…

    Bu nedenle kimse susmasın…

    Çıkıp konuşsun…

    Zaten seçim göstermelik…

    Atama yapılmış…

    Ama…

    Bu atamaya karşı çıkma tepkisini gösterin…

    Çünkü…

    Gelecek sene…

    Siyasi iklim değişecek…

    Her şey güzel olacak…

    Hak, hukuk, adalet gelecek…

    Niye korkuyorsunuz ki…

    Ben…

    Eğer genel kurula katılırsa, katılmayacağı yönünde bilgiler var…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’un…

    Yandaş medyada yorum yapan, mangalda kül bırakmayan Erman Toroğlu’nun…

    Genel Kurulda konuşmalarını bekliyorum…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.