Kübra KIRIMLI/ Cengiz Anıl BÖLÜKBAŞ
Mevsimlik tarım işçilerinin, Türkiye’de istihdamın en altında yer alan, güvencesiz ve sigortasız çalışma koşullarında, 1 milyonu aşan sayılarıyla nasıl bir kanayan yara olduğuna dün dosyamızın ilk haberiyle giriş yapmıştık. (https://www.medyaport.net/isci-sendika/mevsimlik-tarim-iscileri-dosyasi-1-gorunmeyen-iscilerin-h37024.html) Bugün ise Ordu merkeze bağlı Ulubey İlçesi Delikkaya Köyü’nde fındık üreticisi Tuncay Zengin’le yaptığımız görüşmemize dair notları aktaracağız.
2021’DE 344 BİN 370 TON FINDIK İHRAÇ EDİLDİ
Fındık, Karadeniz Bölgesi’nde kıyı şeridinde hemen her yerde, yoğunlukla ise Ordu ve Giresun illerinde yetiştirilen, yılda bir kez (Ağustos ayında) hasatı yapılan ve dünyaya ihraç edilen önemli bir tarımsal ürün. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin yaptığı açıklama ile 2021 yılında 122 ülkeye 344 bin 370 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirildiğini öğreniyoruz. Yani geride bıraktığımız yıl, 344 bin 370 tonluk yurt dışına sevkiyat ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesinde gerçekleştirilen bir ihracat işlemi söz konusu.
Sabah saatlerinden akşamın kör karanlığına, oldukça zor arazi koşullarında çalışan işçilerin cebine giren ücret, geçtiğimiz Ağustos ayında günlük 120 TL oldu. Böylesine büyük sayılarda ihracatı yapılan, dünyada yetiştirici ülkeler sıralamasında ilk sıralarda yer almasına rağmen işçinin cebine giren ücretin neden bu denli az olduğunu fındık üreticisi Tuncay Zengin ile konuştuk.

‘İŞVEREN OLARAK İŞÇİ ÇALIŞSIN İSTERİZ, ÇALIŞIYORLAR, HEM DE DÜRÜSTÇE’
9 yıldır aynı işçilerle çalıştıklarını ifade eden, konuşmanın aralarında ise yılların getirdiği dostluğun altını çizen Tuncay Zengin “Çok memnun kaldık birbirimizden çünkü dürüst insanlar” diye söze başlıyor. “Neticede bir işveren olarak gelen işçilerin çok çalışmasını isteriz. Bu arkadaşlarımız da öyle çalışıyorlar, dürüstçe çalışıyorlar. Ben bahçemi emanet edip, gönül rahatlığıyla diğer işlerime bakabiliyorum” diyerek, aslında Karadeniz’de sıkça duymadığımız bir hikayeyi de anlatmaya başlıyor.
‘2018’DE UZUNİSA’DA TAM ANLAMIYLA FACİADAN DÖNÜLDÜ’
Fındık üreticisi Zengin, “Fındık sezonu biterken işçilere topladıkları fındıktan hediye ediyorum. Onlar da bana Batman’dan çay getiriyorlar. Kaçak çayı seviyorum. Bizim çaya biraz karıştırınca güzel oluyor” diyor.
Ulubey İlçesi’nde işçilerin zor koşullar altında kaldığını hatırlattığımız Zengin, “Kimi kampta kalıyor, kimi de sizin gördüğünüz gibi kendi başlarına çadırlarda. Batman’dan gelen bu arkadaşlarımız için bir evimiz var, orayı verdik kendilerine. Zor bir iklim var burada. Sürekli yağış alıyor. Kalacak yeri iyi belirlemek gerek. 2018 yılında Uzunisa Köyü’nde sel olmuştu. Tam anlamıyla felaketin eşeğinden dönüldü o zaman. Civil Deresi taşmıştı. İnsanlar az kalsın boğulacaktı” diyerek, konaklama yerinin mevsimlik tarım işçileri açısından öneminde vurgu yapıyor.
‘TABİ Kİ KÜRTÇE KONUŞACAKLAR, İNSANLARIN ANADİLİ BU’
Bu hikayenin aksine, sıkça duyduğumuz ırkçı saldırıları hatırlattığımız Zengin, Batman’lı işçilerin Delikkaya Köyü’nde rahatlıkla anadilleri olan Kürtçeyi konuşabildiklerinin altını çizerek ekliyor: “Tabi ki Kürtçe konuşacaklar. İnsanların anadili bu. Keşke ben de öğrensem. Onlarla daha rahat iletişim kurmak isterdim. Zaten bana da öğretin, diyorum. Bu köyde bunun aksi bir olay gerçekleşemez. Ama başka yerde üzücü olaylar yaşanıyor, biliyoruz.”

İşçiler bu evde kalıyorlar
YERLİ İŞÇİDEN AZ ALIP, BİR DE KOMİSYON PARASI ÖDÜYORLAR
Geçen yıl Ağustos ayında gezici mevsimlik tarım işçilerine fındık hasatı için 120 TL, yerli işçilere ise 180 TL ücret ödendi. Dayıbaşlarına ise 15 işçiye kadar 130 TL, 15 işçi üstü için ise 135 TL ücret ödenmesine karar verilmişti.
Aynı işi yapmasına rağmen neden yerli işçi ile mevsimlik tarım işçisinin farklı ücretler aldığını sorduğumuz Zengin konuyu şöyle anlatıyor: “Her ne kadar Ordu Valiliği mevsimlik tarım işçisinin 2021 yılı fındık hasatı için 120 TL ücret belirlese de biz 130 TL ödeyeceğiz. Çünkü bir önceki 2020 yılında 110 TL ödemiştik. Bu yıl herkes 130 TL verecek, böyle şekillendi,” diye söze giriyor.
“Yerli işçi meselesine geleceğiz ancak başka bir sorun daha var” diye devam eden Zengin şunları kaydediyor: “Bir de bu işçileri buraya getiren ‘çavuş’ denilen 500-1000 arası işçiyi toplayan kişiye bu işçiler ödeme yapıyorlar. Yüzde 10 komisyon…Yani zaten yerli işçiden az ücret alan bu işçiler bir de çavuşa ücret ödemek zorunda kalıyorlar.”
‘YERLİ İŞÇİ 180 TL’YE ASLA ÇALIŞMAZ’
Gürcistan’dan Gürcü işçi, Kürt illerinden ise Kürt kimlikli işçilerin gelmemesi durumunda fındık hasat ücretinin yerli işçiler arasında 220-230 TL’yi bulacağının altını çizen Zengin, “Üretici her ne kadar kafasında milliyetçiliği barındırsa da, Kürt işçiyi bu topraklarda istemese de, çok iyi biliyor ki Kürt işçiye mecbur! Yoksa yerli işçi 180 TL’ye asla çalışmaz” diye anlatıyor.
Yerli işçi ile Kürt işçi arasındaki farkı ise “maliyet düşürmek” olarak açıklayan Zengin, “Üretici, maliyeti düşürmek için Kürt işçiye daha az para ödüyor. İşin aslı bu” diyor.
(Yarın kadın işçi anlatıyor: “İş kazası geçirdik, ücretimizi kestiler”)
