İHD Ankara Şube: 2021 yılında cezaevlerinde en az 52 tutuklu yaşamını yitirdi

İHD Ankara Şube’nin İç Anadolu Bölge Hapishaneleri 2021 Yıllık Raporu’na göre; 2021 yılında çeşitli cezaevlerinde en az 52 tutuklu yaşamını yitirdi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, İç Anadolu Bölge Hapishaneleri 2021 Yılı Raporu’nu açıkladı. İHD Hapishaneler Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen ve İHD Hapishaneler Komisyonu Üyesi Avukat Ömer Faruk Yazmacı’nın açıkladığı rapora göre, 2021 yılı içerisinde çeşitli cezaevlerinde en az 52 mahpus yaşamını yitirdi. 18 mahpus ağır hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi, bu hastaların 5’i kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. 15 mahpus Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşamını yitirirken, 13 mahpusun intihar nedeniyle öldüğü iddia edildi. 5 mahpus şüpheli şekilde yaşamını yitirirken, 1 mahpusun ölüm nedeni açıklanmadı.

‘150 MAHPUSUN SAĞLIK HAKKI İHLAL EDİLDİ’

Raporda, “İç Anadolu bölge hapishanelerinde Ekim-Kasım-Aralık aylarında tespit edebildiğimiz kadarıyla; 39’u kadın olmak üzere en az 231 hasta mahpus bulunmaktadır. Bunların 83’ü ağır hasta mahpustur. Tespit edebildiğimiz kadarıyla İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde 150 mahpusun sağlık hakkı ihlal edilmiştir” denildi.

Raporda, sağlık hakkına erişimde tespit edilen hak ihlalleri şöyle sıraladı:

“Mahpuslar kalabalık koğuşlarda tutulmuştur. Tek kişilik bölmeli nakil araçları ile hastane sevkleri yapılmaktadır. Bu durum özellikle astım, epilepsi ve ağır hastaları olumsuz etkilemekte, risk teşkil etmektedir. Epilepsi hastaları sağlık durumlarına rağmen tek kişilik hücrelerde tutulmaktadırlar. Mahpuslar kelepçeli muayene edilmekte, kelepçeli olarak hastane sevkleri yapılmaktadır. Kayseri Kadın Ceza İnfaz Kurumundan mahpuslar, hastaneden getirildikten sonra 14 gün karantina koğuşunda kaldıklarını, 7 mahpusun karantina koğuşunda COVİD -19 testi olduğunu, 2 mahpusun testinin pozitif çıktığını, diğer 5 mahpusun da 14 gün daha karantina koğuşunda kalmak zorunda kaldığını ancak 8 mahpusa tekrar test yapılmadığını aktarmışlardır. Bir mahpus hastaneye 8 aydır sevk edilmediği için ve diğer yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak açlık grevi başlatmıştır.”

‘EN AZ 74 MAHPUS İŞKENCEYE MARUZ KALDI’

Rapora göre, 2021 yılı içerisinde İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan hapishanelerde en az 74 mahpus işkence ve/veya kötü muameleye maruz kaldı. Hapishanelerde uygulanan işkencenin ve mahpuslara yönelik kötü muamelenin temelinde cezaevi görevlilerine yönelik cezasızlık politikasının yattığına dikkat çekilen raporda, “Adalet Bakanlığı’nın bu konudaki verileri paylaşmaması, hapishanelerle haberleşmenin sürekli olarak engellenmesi, haberleşmenin sıkı bir biçimde denetlenmesi, özellikle taşra hapishanelerinden haber alma konusunda yaşanan güçlükler, adli mahpusların yaşadıklarını basına, yetkili makamlara ve insan hakları örgütlerine (çoğunlukla) iletmemesi nedeniyle işkence ve kötü muameleye maruz kalan mahpus sayısının belirtilen sayının çok üzerinde olduğunu ortaya çıkarmaktadır” denildi.

‘8 MAHPUSUN KOŞULLU SALIVERİLME HAKLARI İHLAL EDİLDİ’

Hapishanelerde her türlü hak talebine ya da ihlallere karşı verilen tepkilere hapishane idarelerinin tutanak tutarak ve disiplin soruşturması başlatarak karşılık verdiği belirtilen raporda, şu ifadeler yer aldı:

“Üstelik bu uygulamalar mahpusların birbirleriyle selamlaşmaları ya da hal-hatır sormaları gibi son derece keyfi gerekçelere de dayanabiliyor. Hapishane yaşanan hak ihlallerini ve baskıları dışarıya bildirmek de disiplin soruşturmasına gerekçe olabiliyor. Disiplin soruşturmaları neticesinde mahpuslara haberleşme hakkı cezaları, hücre cezaları verilebilmektedir. Ancak daha önemlisi bu soruşturma ve cezalar bahane edilerek infazları yakılmaktadır. Zaten İnfaz Kanunu’ndan kaynaklanan haklar hapishane idarelerinin tercihlerine göre uygulanabilmektedir. Ağır hasta olan ve cezalarının son yılında olan mahpuslar, iyi hali olan mahpuslar dahi tahliye edilmemektedirler. Disiplin soruşturmaları ve cezalar nedeniyle iyi halden denetimli serbestlik hakkı zaten mahpuslara kullandırılmamaktadır. İç Anadolu bölgesinde 4’ü kadın olmak üzere 8 mahpusun denetimli serbestlik hakkı ve koşullu salıverilme hakları ihlal edilmiştir.”

ADALET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

Mahpusun avukat görüşü, arkadaş görüşü ve aile görüşlerinden mahrum bırakılması, dışarıyla iletişim bağı olan telefon, faks ve mektup hakkının engellenmesi gibi uygulamaların insanlık onuruna aykırı olduğu vurgulanan raporda, şu öneriler yer aldı:

“Mahpusun işkence ve onur kırıcı ceza işlemlerine maruz bırakılması demektir. Cezaevlerinde meydana gelen intihar vakalarının önüne geçmek için mahpusları ruh ve bedensel bütünlüklerine yönelik tehditler ortadan kaldırılmalı, insan onuruna yaraşır uygulamalar geliştirilmelidir. Gerekli önlemi almayan ve etkisi olan kişiler varsa etkin soruşturmalar yapılmalı ve yaptırımlar uygulanmalıdır. Hapishanelerdeki sağlık personeli sayısı arttırılmalıdır. Hastaların havasız, kışın soğuk, yazın sıcak ringler ile hastaneye sevk edilmesi, hastane önlerinde ringler içerisinde saatlerce bekletilmesi uygulamalarına son verilmelidir. Ağır hastaların ring araçları ile değil ambulansla hastanelere sevki sağlanmalıdır. Tek kişilik ring aracı tamamen kaldırılmalıdır. Heyetlerimiz ve kurumumuz; hapishane rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, ‘bağımsız’ ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tüm cezaevlerinde yaşananlara, hak ihlallerine, sağlığa erişim engellerine karşı Adalet Bakanlığı’nı, ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz.”