Van Gölü için ‘kaş yapalım derken göz çıkarılıyor!’

Salih SERTKAL

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan ve bölge insanı tarafından ‘Van Denizi’ olarak adlandırılan Van Gölü büyük bir tehdit altında. Evsel atıklarla kirletilen Van Gölü’nde, kirlilik tehdidi her geçen gün daha da büyüyerek devam ediyor. Uzmanlar, kirliliğin önüne geçmek adına yapılan kimi işlem ve uygulamalarla göle daha çok zarar verildiğini belirtiyor. Arıtma tesislerinin tam teşekküllü çalışmamasından kaynaklı yıllardır kirletilen göl, dibinde kanalizasyon atıklarından oluşan dip çamuru ile giderek daha çok kirleniyor. Temizleme de eski usul iş makineleriyle yapılıyor. Üstelik, gölden çıkartılan dip çamuru yine gölün kıyısına boşaltılarak, daha fazla kirlilik yaratılıyor.

Çevre dernekleri bu şekildeki temizlemenin, yanlış olduğuna dikkat çekerek, “Kaş yapalım derken göz çıkartılıyor” yorumu yapıyorlar.

Van Gölü’nün bu güzellikleri tehdit altında!

NASA FOTOĞRAF YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLAN GÖL GİDEREK KİRLENİYOR

NASA tarafından düzenlenen uzaydan çekilen çevrimiçi fotoğraf yarışmasında birinci olmasıyla dikkatleri üzerine çeken Van Gölü, sağlıklı bir koruma programına tabi tutulmadığından, her geçen gün daha da kirletilmeye devam ediliyor. Başta Van merkez Tuşba, İpekyolu, Edremit ilçeleri olmak üzere Erciş ilçesi ile Bitlisi’in Tatvan, Adilcevaz, Ahlat ilçeleri göl kıyısına kurulu yerleşim yerleri. Totalde bu yerleşim yerlerinde 1 milyon 100 bin kişiye yakın insan yaşıyor. Bu yerleşim yerlerinde geçmişte tüm kanalizasyon atıkları göle verilirken, şimdilerde ise kimi yerlerde kurulan arıtma tesisleri tam teşekküllü çalışmadığından göl kirlenmeye devam ediyor. Kanalizasyon atıklarıyla beraber çevreden doğru göl kenarına atılan çöpler ve özellikle yaz aylarında piknik ve serinlemek için göl kıyısına tüm ilçelerden gelen akınla birlikte göldeki kirlenme oranı iki katına çıkıyor.

VAN GÖLÜ’NDE YÜZMEK ARTIK GİDEREK ZORLAŞIYOR

Gölde oluşan ve her gün daha da artan kirliliğe tepki gösteren vatandaşlardan biri de Welat Alparslan. Alparslan, kirlilik nedeniyle artık çok uzaklara gidip göle girmek zorunda kaldıklarını söyledi. Gölün giderek daha da kirlenmesine tepki gösteren Alparslan “Bundan 15 yıl öncesine kadar mahalle servislerine atlayıp gidiyor, göl kıyısında bulduğumuz her yerde suya giriyorduk. O dönemler berrak ve tertemiz olan kıyı sularında bırakın şu an yüzmeyi, kirlilikten kaynaklı hiçbir deniz canlısı yaşayamıyor. Göl suyunun rengi değişmiş. Temiz bir göl suyuna girmek için Van kent merkezinden en az 40 kilometre uzağa gitmek zorunda kalıyoruz. Korkarım oralarda da birkaç yıla kadar girilemeyecek kadar kirlenme olacak” diyerek önlem alınmasını istedi.

‘BAŞKA BİR VAN GÖLÜ YOK’

Gölde giderek artan kirlilik sorunun en büyük ve öncelikli muhatabının mülkü amirler, kurum-kuruluşlar olduğuna dikkat çeken Van Barosu Çevre Komisyonu üyesi Avukat Hüseyin Eliş, vatandaşlara da büyük bir sorumluluk düştüğünü söyledi. Eliş, “Öncelikli olarak en büyük iş göl kıyısında bulunan belediyelere düşüyor. Her belediyenin tam teşekküllü çalışan bir arıtma sistemine sahip olması şart. Ayrıca göl kıyısında bulunan sosyal tesis donatıları ve kampların kanalizasyonlarının asla göle verilmemesi ve katı atıklarla kirletilmemesi gerekiyor. Yaz aylarında özellikle çok yoğun kullanılan sahillerde vatandaşlara dönük bilgilendirme, duyarlılık çalışmaları da yapılmalı. Herkes ‘başka bir Van Gölü’nün olmadığını’ bilmeli. Bu farkındalık yaratılmalı” dedi. Eliş, bu doğrultuda bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerektiğini de ifade etti.

‘ATIKLARI TEMİZLEYELİM DERKEN DAHA DA FAZLA ZARAR VERİLMEMELİ’

Van Gölü’nde dip çamuru temizlemesi- Dipten alınan atık göl çevresine dökülüyor!

Van Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan arıtma tesisinden göle akan kanalizasyon için temizlik yapılıyor. Ancak bu çalışmalar eski usül yöntemlerle yapılıyor. Buna tepki gösteren Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliği (TMMOB) Van şube üyesi Zeynep Timur, bu yöntemin gölde yaşayan diğer canlılara zarar verebileceğini söyledi. Timur, Van Gölü’nde yapılan dip çamuru temizleme işlemini şöyle özetledi: “Şu an gölün içine doğru kayalarla, molozlarla dolgu işlemi yapılarak yol açılıyor. O yoldan büyük ekskavatörleri göndererek dip çamuru temizleniyor ve kıyıya doğru geri çekiliyor. Gölün derinliklerine daldırılan kepçe ağızlarıyla çamur çıkarmaya çalışıyorlar ama bunu yaparken de göldeki canlılara ve gölün doğal dokusuna nasıl bir zarar veriyorlar kimse bunu şu an test edemiyor. Bu tarz bir temizleme yöntemi dünyanın hiçbir yerinde yok. İstanbul’da Haliç bu şekilde mi temizlendi?. Ve gölden çıkarttıkları dip çamuru götürüp yine gölün kıyısı olan bir yere döküyorlar ki, bu da ayrı bir sorun. Bu noktada yetkilileri daha duyarlı davranmaya davet ediyoruz.”

‘VAN GÖLÜ ÇEVRESİ DOĞAL SİT ALANI AMA BELEDİYE HALA ATIK DÖKÜYOR’

Van Gölü ve çevresinin, Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile ‘Doğal Sit-Sürdürebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak ilan edildiğini hatırlatan Van Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (VAN ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, bu karara rağmen resmi kurumların gölün kenarına hala katı atık dökmeye devam ettiğine dikkat çekti. Gölün büyük bir kirlilik sorunuyla karşı karşıya olduğunu ve alarm verdiğini dile getiren Kalçık, “450 kilometrelik Van Gölü sahilinde devlet kurumlarına ait onlarca tesis var. Bunların çoğunda arıtma sistemleri yok. Kanalizasyon ve atıklar doğrudan göle akıtıyor. Van Gölü havzası içerisinde 2 il 9 ilçe var ve her gün göle 56 bin metreküp evsel kanalizasyon atığı akıtılıyor. Bunun büyük bir bölüm ise arıtılmadan, direkt göle veriliyor. Arıtma tesisleri tam teşekküllü çalışmıyor“ dedi.

GÖLDEN ÇIKARILAN PİSLİK YİNE GÖLÜN KIYISINA DÖKÜLÜYOR

 

 

 

ÇEV-DER Başkanı Ali Kalçık, dipten toplanan çamurların göl kenarında nasıl kirlilik oluşturduğunu anlatıyor!

 

Van Büyükşehir Belediyesi tarafından Van Tuşba ilçesi İskele Mahallesi’nin kıyı kısmına kurulan eski ve yeni arıtma tesislerinin arıtabildikleri suyun göle verildiği kısımda bir dip çamuru temizliği yapılıyor. Dip çamuru temizleme olayına ilişkin görüş bildiren ÇEV-DER Başkanı Ali Kalçık, “Şu an gölde eski usul bile olup olmadığı şaibeli bir yöntemle, kepçe-kamyonla göle dalınmış, sözüm ona temizlik yapıyorlar. Ve gölden çıkarttıkları kanalizasyon atık çamurunu yine getirip temizledikleri alanın 2 kilometre ötesindeki kıyı kısmına döküyorlar. Yani gölden çıkarttıkları pislikleri yine gölün kıyısına döküyorlar. Gölde bu şekilde yaptıkları çalışmayla ‘kaş yapalım derken göz çıkarıyorlar.’ Gölün canlı ekosistemine zarar verebilirler. İstanbul, İzmir gibi illerde böyle bir temizleme sistemi yok. Tam tersi daha modern araç gereçlerle bu işlem yapılarak, göl, deniz dokusuna zarar verilmemeye çalışılıyor” dedi.

GÖLÜN BİYOLOJİK ARITMASI OLAN SAZLIKLAR DA YOK EDİLİYOR

Göl çevrelerinde bulunan sazlıkların göllerin doğal biyolojik arıtmaları olduğuna dikkat çeken Kalçık, göl çevresindeki birçok sazlığın kurutulduğunu yada dolgu yapılarak yok edildiğini belirtti. Dolgu yapılan sazlıkların sonradan da imara açılarak ranta dönüştürüldüğünü belirten Kalçık, bu sazlıkların aynı zamanda doğal üreme alanları olduğunu, göldeki birçok canlıyı koruma görevi gören sazlıkların direkt yok edildiğini aktardı.

VAN GÖLÜ GİDEREK YOK OLUYOR

Van Gölü’nün bu güzelliliği yok olmasın!

Van Gölü’nün özellikle de son yıllarda alarm verdiğini belirten Kalçık, “ Van Gölü uzaydan çekilen fotoğraflar içinde en ihtişamlı en güzeli seçildi. Dünyanın en büyük sodalı gölüne karşı çok ihmalkar ve yıkıcı yaklaşılıyor. Van Gölü, tüm insanlık için olduğu gibi özellikle de bölge açısından son derece önemli bir doğa harikasıdır. Gelecek nesiller için Van Gölü’nü korumalıyız. Baştan kendi şahsımızdan başlayarak devamında kamu kurum kuruluşlarının bu konuda duyarlı olmaya zorlamalıyız. Van Gölü mevcut kirlilik durumuyla alarm veriyor. Onun için yetkililerin bu konuda üstün bir çaba göstermeleri gerekiyor” dedi.