Etiket: #futbol

  • TFF, hakemlerin direnişini kırdı, bugünler de GEÇÇEK

    Kişileri ve kurumları suçlarken…

    Gerekçeler ortaya konulmalı…

    Sudan bahaneler üretilmemeli…

    12 Süper lig hakemine, sezon sonuna kadar maç verilmeyeceği açıklanmasının Türk hakemliğine vurulmuş bir darbe olduğunu daha önce belirtmiştim…

    Bu hakemlerin suçu ne?

    Şike olayına mı karıştılar?

    Bahis mi oynadılar?

    Ne yaptılar?

    Bir yetkili çıkıp delikanlıca açıklasın…

    Ne yazık ki…

    Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemciler Derneği Başkanı Abdurrahman Arıcı da bir açıklama yapmıyor…

    Hakemler gruplara ayrılmış…

    Başkan Gaziantep’te hakemlerle eğlenceli bir yemek düzenliyor…

    Gelsin kebaplar…

    Gelsin künefe ve baklavalar…

    Hakemlerin sorunları umurunda değil…

    Gaziantep Belediye Başkanıyla boy boy fotoğraf yayınlanmak…

    Hakemlere sahip çıkmak değildir…

    Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemciler Derneği’nin…

    7 bin hakem, 3 bin gözlemci üyesi var…

    Bunlardan yüzde on para akıyor derneğe…

    10 bin kişilik bir sivil toplum kuruluşu…

    Nedense ses çıkaramıyor…

    Hakemler, dernek ne açıklama yapacak diye…

    İnternet sitesine girmek istiyor…

    O da ne…

    Site kapalı…

    Yeniden düzenlenecek…

    Anonsu konulmuş…

    Cüneyt Çakır, Ali Palabıyık, Fırat Aydınus, Abdülkadir Bitigen ve diğer 8 hakeme maç verilmeyeceği kararı alınıyor…

    Mete Kalkavan dışında tepki gösterip hakemliği bırakan, arkadaşlarına sahip çıkan yok…

    Gözler Halil Umut Meler ve Arda Kardeşler ’e çevrildi…

    Bu iki FİFA kokartlı hakem maç almayacaklarını açıkladılar…

    Olay tüm maçlara yansır düşüncesiyle…

    Ligler bir hafta kaydırıldı…

    Hakemler maçlarda tepki göstereceklerdi…

    Bunun önünü kestiler…

    Meler ve Kardeşler ile TFF Başkanı görüşüp bu iki ismi ikna etti…

    Ne sözü verildi kesin bilinmiyor…

    TFF Başkanı Nihat Özdemir şu sözü vermiştir…

    Halil sen Cüneyt’in yerine bir numara olacaksın…

    Sen Arda Ali’nin yerine iki numara olacaksın…

    Başka ne sözü verebilirler ki…

    Böylece hakemlerin direnişi de Halil Umut Meler ve Arda Kardeşler ile kırılmış oldu…

    Dik duramadılar…

    Yalandan tepki gösterip, eylemden kaçan bu iki isim…

    Yarın TFF ve MHK değiştiği zaman ne gibi yalanlar uyduracaklar…

    Hal böyle olunca da…

    Hiçbir hakem tepki gösterme cesaretinde bulunamadı…

    Emekçiler meydanlarda hak ararken…

    Kendilerine destek vermeyenlere haykırıyorlardı…

    SUSMA…

    SUSTUKÇA…

    SIRA …

    SANA DA GELECEK…

    Ve şu gerçek ki…

    Bu günler de GEÇÇEK…

  • Testi pozitif çıkan sporcular açıklanmalı

    Kovid…

    Hayatımızdan çıkmıyor…

    Yaşantımızı alt üst etti…

    Nereye bakarsanız kovid…

    Yeterli önlem alınıyor mu?

    Bence hayır…

    Rakamlar gerçekçi mi?

    Hayır…

    Vaka sayısı artıyor…

    Yine de gizliyorlar…

    Sporda da kovid 19 vakaları nedense gizleniyor…

    Takımlarda kovid testi pozitif olanların sayısı rakamsal olarak veriliyor…

    Bu yeterli değil…

    Futbolda…

    Süper lig…

    1.Lig…

    2. ve 3.lig maçları iddiaa da ve Spor Toto’da yer alıyor…

    Basketbol öyle…

    Voleybol…

    Hentbol…

    İddiaa da yer alan federasyonların müsabakaları…

    Ne yazık ki…

    Kovid konusunda gerçekçi bir açıklama yapılmıyor…

    İddiaa ve Spor Toto oynayanlar…

    Çünkü ona göre…

    Hayal kuruyorlar ve kupon dolduruyorlar…

    Hangi futbolcunun veya sporcunun…

    Kovid olduğunu ismen bilmek zorunda…

    Ona göre kuponlarını işaretliyorlar…

    O zaman…

    İştirakçileri mağdur etmemek için…

    Başta Futbol Federasyonu olmak üzere…

    Voleybol.

    Basketbol…

    Hentbol…

    Federasyonları ve kulüpler kovid testi pozitif çıkan futbolcu ile sporcularının isimlerini açıklamalıdır…

    Çünkü…

    Sonucu etkileyecek futbolcu ve sporcuya göre…

    İddiaa ve Spor Toto oynayanlar kimin kovid olduğunu bilmelidir…

    Hatta Merkez Hakem Kurulu da hangi hakemin kovid testinin pozitif olduğunu ismen açıklamalı…

    Neden korkuyorlar…

    Burada mağdur olan iştirakçiler…

    Maç günü hangi futbolcunun, hangi sporcunun veya hakemin kovid testini pozitif olduğu listeler açıklandığında belli oluyor…

    Bu nedenle…

    Futbolcu ve sporcuların kovid olduğu isim ve takım olarak açıklanmalı…

    Kulüpler de …

    Hangi futbolcunun veya sporcunun kovid testinin pozitif olduğunu kamuoyu ile isim isim paylaşmalı…

  • Futbol antrenörlerine vurulan pranga

    Futbolda profesyonel takımlar hep başarıyı ister.

    3. ligdeki 2. lige, 2. ligdeki 1. lige, 1. ligdeki süper lige çıkmak, süper ligde ise şampiyon olmak, futboldaki pastanın büyük dilimini yemek ister…

    Süper ligde şampiyon olan takım şampiyonlar ligine direkt katıldığı için yaklaşık 16 milyon, Avrupa Ligine katılacak takım ise 3 milyon euroyu kasasına koyuyor.

    Sezon öncesi kadrolarını güçlendiriyor, isim yapmış teknik adamlarla anlaşmalar yapıyorlar.

    Bol keseden para harcıyorlar…

    Çoğu kulüp, transferleri teknik adamın istediği değil, kendilerine göre yapıyor. Teknik adam ancak birkaç futbolcunun transferinde etkili oluyor.

    Transferleri kendilerine göre yapan, milyon dolar ve euroları harcayan kulüp başkan ve yöneticiler başarısızlığın faturasını 5-6 maçta teknik direktöre kesiyor…

    Teknik direktör sözleşme gereği parasını alıyor.

    Bir teknik direktör profesyonel liglerde sadece bir sezon içerisinde iki takımda görev yapabiliyor.

    Çalışmasına izin verilmiyor, pranga vuruluyor.

    Ne yazık ki kulüpler bir sezon içerisinde 5-6 teknik adamla sözleşme imzalayabiliyor…

    Kulüp başkan ve yönetimi isterse her maça bir teknik adamla çalışma olanağı veriyor, ancak teknik adamlar iki takım dışında çalışma olanağı bulamıyor.

    Teknik adamlar özellikle süper ve 1. ligde iyi para kazanıyor.

    Arz-talep meselesi…

    Teknik adamların bir sezonda iki takımı çalıştırma izni verilmesi insan haklarına aykırı…

    Nasıl ki patronlar işçi kıyımı yapıyorsa, futbol kulüpleri de teknik adam kıyımı yapıyor.

    Bir başka çelişkili durum ise prou lisansı olmayan bir teknik adam sadece iki maçlığına süper ligde takımı sahaya çıkarır.

    Bu teknik adam maç önü ve sonu basın toplantısına katılamaz.

    UEFA pro lisansı olmayan teknik adam takımı bir hafta çalıştırıp, maça hazırlıyor. Takım yeniliyor veya yeniyor nedenlerini canlı yayında basın toplantısıyla açıklama yapmasına izin verilmiyor.

    Ya pro lisansı olmayan teknik adama süper ligde çalışma izni vermeyeceksiniz ya da konuşma izni vereceksiniz.

    Pro lisans kursları göstermelik…

    Seminere UEFA’dan üst düzey iki teknik adam katılıyor üç-dört gün süren seminer sonunda pro lisansı veriliyor.

    Bu pro lisansına katılmak için de 40 bin lira ödemek zorunluluğu var.

    Öyle ise…

    Futbol Federasyonu teknik adamlara bir sezonda iki takımı çalıştırma şartı getirirken, kulüplere de bu şartı getirmeli…

    Futbol Antrenörler Derneği ne yapıyor?

    Sadece üye antrenörlerden ve TF’den para alıyor.

    Bu paraları alırken antrenör kıyımına karşı sesini çıkaramıyor.

    Bu sesin çıkması için de futbol antrenörlerinin sendikalaşmaları gerekir.

    Prangalar ancak o zaman kırılır…

  • Futbol ve Kapitalizm

    Kapitalizm egemenliğini kurarken her alanda değişim ve dönüşüm yaşanmayı başlandı. Sporu, kültür ve sanatta olduğu gibi yerellikten kurtarıp evrenselleştirip, ideolojik, ekonomik ve siyasi kazanç elde etmeye başladı.

    Kapitalizm el attığı alanlar çürümeye başlayınca, endüstriyel futbol kapitalizmin çürüyen en değerli ürünü oldu. Futbolda yaşanan pislikler ise ortadadır.

    Türk futbolunun Taçsız Kralı Metin Oktay TİP’e oy verdiği, Denizlerin idamını engellemek için imza kampanyasına katıldığı için solcu ilan edilmişti.. Yine bir başka isim, Metin Kurt sporda özellikle de futbolda sendikalaşma hareketini başlattığı için kulübü Galatasaray’dan dışlanmıştı.

    Metin’lerin çoğalmaya başlaması kapitalistleri endişelendirmişti. Bunun için hemen harekete geçip, kendi sömürü düzenine karşı çıkmayacak futbolcuları ön plana çıkarmaya başladı.

    Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in mekan basması, Arda Turan’ın uçakta gazeteciye saldırması Türk futbolu ve yıldız futbolcular hakkında fikir edinmemize yardımcı oluyor.

    Futbolu, bugün dünyada en fazla takip edilen ve izlenen spor dalı olduğu için diğer spor dallarından ayıran özelliği ekonomik boyutudur. Bu nedenle kapitalizm futbola çocuğu gibi bakar ve büyütür.

    Bugün gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde başarılar elde etmek için altyapıdan futbolcu yetiştirmek için vakit harcamıyorlar.

    Ülkemizde olduğu gibi diğer ülkelerde de futbolcular ve teknik adamlar kulüplerin bütçesine bakıyor, parayı kim fazla verir ise o kulüpleri tercih ediyor.

    Yıldız futbolcuları barındıran kulüpler her alanda para basıyor. Yazılı ve görsel medyada, naklen yayınlarda, formalarında, maç biletlerinde, formalarına aldıkları reklam ve sponsor anlaşmalarıyla bütçelerini güçlendiriyorlar.

    Son yıllarda da özellikle Süper Ligde yer alan Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor başta olmak üzere bazı kulüpler şirketleşmeye gitti ve borsada yer almaya başladı.

    Para akmaya başlayınca, bol keseden pahalı transferler de gündeme geldi. Özellikle kulüp başkan ve yöneticileri kendi parasıymış gibi harcama yaptılar. Büyük paraların dolaştığı futbol sektöründe futbolun kurallara göre oynanması da olası değil.

    Bu nedenle dünya futbolunun şeffaf ve adil bir oyun olarak oynanmasını sağlamak için kurulan UEFA ve FİFA’nın harekete geçmesini beklediler. Bu iki kuruluş da kapitalizmin esiri olup futbola sportif yönüyle değil, ekonomik yönüyle baktılar.

    Bugün FİFA ve UEFA’ya karşı kapitalizm tekrar bir diriliş içerisine girme hareketinde bulundu. Şampiyonlar ve Avrupa Liglerine karşı Avrupa futbolunda söz sahibi olan ülkelerin en güçlü takımlarının oluşturacağı Avrupa Süper Ligi’ni kurma girişimini başlattı.

    İlk başta Avrupa ve dünya futbolunda söz sahibi Barcelona, Real Madrid, Chelsa, Liverpoal, Atletico Madrid, Juventüs gibi takımların başı çektiği bu hareket şu anda belirsizliğini koruyor.

    Kapitalist sistem çöktüğü için yeniden diriliş daha fazla sömürü ve para kazanmak için böyle bir hareketin doğmasına neden oldu.

    Çünkü endüstriyel futbolun gözbebeği konumunda, Şampiyonlar liginde boy gösteren takımlar kapitalist ülkelerde yıllarca şampiyon olan ve üst sıralarda yer alan takımların bir turnuvası oluyor.

    Şampiyonlar ligindeki gelirin yine adaletsiz dağılımından yakınan bu kulüplerin Avrupa Süper Ligi kurma nedeni kapitalizmin sömürü düzenini sürdürmek ve futbol emekçilerinin sırtından para kazanmak.

    Sömürenler daha fazla kazanmak ister. Türkiye’de de futbol endüstrisinden en fazla payı Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor alıyor. Diğer kulüpler ise paylarına ne düşerse “şükür” deyip geçiyorlar.

    Avrupa Süper Lig’i kurulur mu, kurulmaz mı belirsiz. Şu bir gerçek ki transfer ayında yıldız futbolculara boşuna 70-80 milyon euro’luk bonservis bedeli ödemiyorlar. Bu yıldızların statlarda boy göstermesini sağlayıp, emekçileri bilet parası vererek tribünelere çekip, bu futbolculara ödediklerini çıkarma peşinde koşuyorlar.

    Bu Türkiye’de de böyle, dünyada da…

    Ve emekçiler kendi verdikleri paralarla tribünlerde futbolculara alkış tutuyor.

    Kulüp başkanları da locada keyif çatıyor…

    Şu bilinmeli ki kapitalizmin çöküşü futbola da yansıdı. Bu çöküşün önüne geçmek zor olacak. Arayış içerisinde olmalarının nedeni de bu.

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir

    1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalışmıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.