Etiket: #TFF

  • Ülke kara, futbol Katarlılara teslim

    Kar yağdı…

    Hayat felç oldu…

    Gerek karayolu, gerekse de havayolu ulaşım sıkıntısı büyük…

    Elektrik zamları yaktı…

    Evde bir ampul zor yanıyor…

    Nerede ise mumla aydınlatacağız…

    Mum fiyatları bile arttı…

    Doğal gazı yakmaya korkuyoruz…

    Bir ekonomik darboğazdan geçiyoruz…

    Bu nedenle…

    Tüm futbol maçları gündüz oynanmalı…

    Hiç değilse gece statlarda elektrik tasarrufu sağlamış oluruz…

    Bu işi yayıncı kuruluşa bırakmamak lazım…

    Elektrik ve doğalgaz tasarrufu yapılacağı gibi…

    Soğuk havada taraftarların maça gidiş-geliş kolaylığı da sağlanmış olur…

    Gece maçları 19.00’da başladığı için…

    Özellikle İstanbul’da taraftarların kış günü evlerine dönüşü saat 24.00’ü buluyor…

    Futbol Federasyonu acil karar almalı…

    Ne yapalım…

    Yayıncı kuruluş Katarların…

    Hem elektrik yakacağız…

    Hem de doğalgaz…

    Taraftarların da yollarda çektiği eziyeti bir kenara iteceğiz…

    Katarların kararına bırakacağız…

    Şu naklen yayın konusunda…

    Cesur olalım da…

    Katarların değil, bizim dediğimiz olsun…

    Futbol maçları gündüz oynansın…

    Oynanmalıdır da…

    TFF yine Cumhurbaşkanının ağzından çıkacak söze bakacaktır…

    Bir de kendi başınıza karar verin…

    Bu bir ülke sorunu…

    Vatandaş elektrik, doğalgaz parası ödeyemediği için…

    Hep kesintiye uğruyorlar.

    Katarların kararını siz kesintiye uğratın…

    Kışın maçları gündüz oynatma kararını alın…

    Bana ne Katarlı yayıncı kuruluştan…

    Biraz da ülkenizi…

    Vatandaşınızı düşünün…

    Ülke kara teslim…

    TFF’de Katarlılara teslim…

  • 14 yaşındaki Mert Efe Batmaz’a verilen ceza

    Mert Efe Batmaz…

    24 Ocak 2007 doğumlu…

    Daha çocuk…

    Galatasaray 14 yaş grubunda futbol oynuyor…

    Ama birden Türkiye’nin gündemine oturdu…

    Galatasaray-Beşiktaş arasında geçen hafta oynanan maçta…

    Sarı-kırmızılı kulüp tarafından top toplayıcı olarak görevlendirilmişti…

    Her Galatasaraylı gibi…

    Mert Efe de…

    Takımının kazanmasını istiyordu…

    Bir yandan top topluyor, bir yandan da her iki takımda yetenekli futbolcuların neler yaptığına dikkat ediyor…

    Onlar gibi olmak istiyordu…

    Galatasaray 2-1 galip durumda…

    Maçın atmosferi yükselmiş…

    Beşiktaşlı futbolcular en azından berabere ayrılmak için…

    Mücadele ediyordu…

    Top bir anda Galatasaraylı futbolcular tarafından taça atıldı…

    Top bir anda…

    Mert Efe’nin…

    Ayaklarına geldi…

    Beşiktaşlı futbolculara vermek için…

    Topu ayağına aldı…

    Tacı atmak için Beşiktaşlı Tayfun Bingöl, topu istedi…

    “Gel al“ dediği iddia edildi…

    Bir tartışma çıktı…

    Taç atıldı…

    Ama olay kapanmadı…

    Maçın temsilcisi…

    Raporu yazınca…

    TFF Hukuk Müşavirliği tarafından Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edildi…

    Profesyonel Disiplin Kurulu Mert Efe’ye 8 gün hak mahrumiyeti verdi…

    Mert Efe bir çocuk…

    Daha 15 yaşına bile basmamış…

    Bir an duygularının esiri olmuş olabilir…

    Yıllardır top toplayıcılar takımları galip durumda olduğu zaman top vermede biraz gecikiyorlar…

    Bu doğru değil…

    Ancak yaklaşık 50 yıla yakın…

    Spor Yazarlığı yapıyorum…

    Böyle bir cezaya ilk kez tanık oluyorum…

    Haydi bakalım…

    Bundan sonra kaç top toplayıcıya ceza vereceksiniz…

    Yazık…

    Bir çocuk…

    Çağırırsınız…

    Uyarırsınız…

    Bir daha yapma diye…

    Nasihat edersiniz…

    Hemen ceza…

    Öyle çok çocuklar var ki…

    Hepsi adliye kapılarında…

    Böyle bir geleneğe de…

    TFF biz de katılalım demiş olacak ki…

    Mert Efe Batmaz’a 8 gün hak mahrumiyeti cezası verdi…

    Bakalım…

    Bu gelenek sürecek mi?…

    İnsanlar neden…

    Hak…

    Hukuk…

    Adalet …

    Diye haykırıyor…

    İşte bu adaletsizlikler için…

    TFF herkese adalet diyorsa…

    Geçmiş dönemlerde yaşandı…

    Fenerbahçe’nin Rize dönüşü otobüsünün kurşunlanması…

    Henüz aydınlanmadı…

    Galatasaray adası kurşunlandı…

    TFF Binası kurşunlandı…

    Failler için ne yapıldı…

    Ya 8 Mart hakem operasyonuna ne demeli…

    Gerekçe niye açıklanmıyor…

    Bunlar karanlıkta kaldığı sürece…

    Mert Efe Batmaz’a 8 gün hak mahrumiyeti cezası verilmekle…

    Aydınlanmaz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • 8 Mart aydınlanmadan yeni bir hakem operasyonu mu geliyor?

    Futbolda hep suçlu…

    Nedense hakemler oluyor…

    Kaybeden takımın hedefinde hep hakem…

    Hakemler hata yapıyor…

    Yanlış düdük çalıyor…

    Yanlış bayraklar kalkıyor…

    Yenilginin tek sebebi hakemler olmamalıdır…

    Başkan…

    Yönetici…

    Teknik kadro…

    Futbolcular…

    Bu yenilgilerde fazla eleştiri almıyorlar…

    8 Mart 2022 tarihinde…

    TFF Başkanı Nihat Özdemir…

    Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu…

    Hakem operasyonu yapıldı…

    12 hakeme sezon sonuna kadar görev verilmeyeceği açıklandı…

    Bu hakemler…

    Tahkim Kurulu’na gidip…

    Görevlerine geri dönmeleri sonucu…

    TFF Başkanı Özdemir, daha sonra da MHK Başkanı Gündoğdu görevlerinden istifa ettiler…

    Bu hakemlere görev verilmeyeceği belirtildi…

    Gerekçe açıklamadılar…

    O zaman keyfi bir uygulama mı oldu…

    Ya da birileri mi böyle istedi…

    Şu anda karanlık…

    TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi…

    MHK Başkanı Sabri Çelik…

    Yeni bir hakem operasyonu yapacakları kulislerde konuşuluyor…

    Bunun için de…

    İlk yarının bitmesi bekleniyor…

    Bir operasyon yapılacaksa…

    Gerekçesini açıklamaları lazım…

    Geçmişte…

    Bülent Demirlek’i…

    Vedat Yüksel’i…

    Deniz Ateş Bitnel’i…

    Mehmet Emre Atasoy’u…

    Hakemlikten uzaklaştıran eller…

    Şimdi yeni bir operasyon peşindeler…

    Galatasaray’ın eleştirdiği…

    FİFA kokartlı hakem…

    Ali Palabıyık’ın ev adresi sosyal medyada dolaşıyor…

    Yarın bu hakemin evine saldırı olursa…

    Veya sokakta saldırıya uğrarsa…

    Sorumlusu kim olacak…

    İşler çığırından çıktı…

    Savaş ilan edenler oldu…

    Bakalım nereye kadar gidecek…

    Liglerin 10.haftasında…

    Savaş çığlıkları atılıyorsa…

    Savaş tam tamları çalmaya devam edecek demektir…

    Hayırlısı…

    Hep tekrar ediyorum…

    Fenerbahçe otobüsünün kurşunlanma olayı…

    Galatasaray adasının kurşunlanması…

    TFF binasına silahlı saldırı…

    Bu olaylar aydınlanmadan…

    Ne kadar hakem operasyonu yaparsanız…

    Yapın…

    Türk futbolu bu kafa ile bir yere gidemez…

    Biz de her hafta tam tam sesleri dinleriz…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Konser derken, bir yasak da üç büyük takımın taraftarına geldi

    Yasaklar ülkesi olduk…

    Konserler, festivaller üst üste yasaklanıyor…

    Yaşam tarzına yasaklar geliyor…

    Sendikaların, Sivil Toplum Kuruluşlarının açıklama yapması yasak…

    Medyada iktidarı eleştirmek yasak…

    Sosyal medya yasaklanıyor…

    Haberlerin erişimine yasak getiriliyor…

    Bir yasak da futbolda…

    Yıllardır birbirlerine rakip olan…

    Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray’ın…

    Kendi aralarında yaptığı…

    Derbi dediğimiz maçlarda…

    Rakip takımın taraftarlarına…

    Tribün yasağı getirildi…

    Beşiktaş-Fenerbahçe arasında…

    2 Ekim Pazar günü oynanacak maça…

    Fenerbahçe’nin…

    Kural gereği 2 bin taraftarı alınmayacak…

    Valilik, İl Güvenlik Kurulu’nda böyle karar alındığını açıkladı…

    Sarı-lacivertli…

    Flama ve bayrakları…

    Vodefone Park’ta…

    Ali Sami Yen Nef’te…

    Sarı-kırmızılı…

    Flama ve bayrakları…

    Şükrü Saraçoğlu’nda…

    Vodefone Park’ta…

    Siyah-beyazlı…

    Flama ve bayrakları…

    Ne Şükrü Saraçoğlu’nda…

    Ne de Ali Sami Yen Nef’te…

    Göreceğiz…

    Renklerin birbirleriyle karşılaşmasından…

    Neden korkuluyor…

    İki bin taraftarı koruyamıyorsunuz…

    Hemen yasak getiriyorsunuz…

    En kolay iş…

    Yasakla çözüm…

    Yanlış…

    Bu, iyice…

    Olayları körüklemektir…

    O zaman…

    Diğer kentlerde de…

    Valiler tarafından taraftar yasağı getirilirse…

    Nasıl çıkılacak bu işin içinden…

    Futbol…

    Taraftarların tribünde yer almasıyla güzelleşir…

    Bu güzellikten mahrum etmek…

    O taraftarların, takımının galip gelmesi halinde…

    Deplasmanda yaşayacağı mutluluğa engel olmaktır…

    Zamanın Maarif Vekilinin söylediği gibi…

    “Şu mektepler olmasaydı, maarifi ne güzel idare ederdim”

    Vali de…

    Futbol Federasyonu da aynı zihniyette…

    Rakip takımın taraftar deplasmana gelmesin…

    Biz de rahatça maç izleyelim

    Bu yasaklarla…

    Bir yere varılmaz…

    Sanatçıya yasak…

    Konserlere yasak…

    Yaşam tarzına yasak…

    Medyaya yasak…

    Sosyal medyaya yasak…

    Kendilerine dokunan haberlerin erişimine yasak…

    Şimdi de…

    Taraftarlara yasak…

    Bu yasaklar çözüm değil…

    Yasaklarla bir yere varılamaz…

    Bugün aldığınız yasaklar…

    Yarın başka yasakları da…

    Beraberinde getirir…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Türk futbolunun gidişatı iyi değil

    Son 7-8 yıla baktığımızda…

    Türk takımları bine yakın yabancı futbolcu transfer etti…

    Bu futbolculara yaklaşık 700 milyon Euro transfer parası harcandı…

    Ama neye yaradı…

    Dünya futbolu şöyle dursun Avrupa futbolunun daha da gerisindeyiz…

    Yerli futbolcu yetiştirmeye yönelmiyoruz…

    Paralar harcanıyor…

    Futbol ekonomisi çökmüş durumda…

    Kulüpler borç batağında…

    Çoğu kulüp transfer yasağını kaldıramıyor…

    Biz ne yapıyoruz…

    Yabancı kuralı…

    8 artı 3 mü, yoksa 7 artı 4 mü olsun…

    Bunları tartışıyoruz…

    Her sene aynı filmi izliyoruz…

    Futbol sezonu başlarken…

    Pişirilip, pişirilip gündeme getiriliyor…

    Avrupa’da başarı yok…

    27 yıl sonra Şampiyonlar liginde gruplarda Türk takımı yer almıyor…

    Fenerbahçe, Trabzon UEFA Avrupa, Başakşehir, Sivasspor Konfederasyon liginde mücadele gedecek…

    Yine de teselli buluyoruz…

    A Milli Futbol Takımımız Avrupa’da en alt kategori olan C liginde mücadele ediyor…

    B’ye çıkacak…

    Ondan sonra da A’ya…

    Bekleyelim…

    Türk futbolu neden bu hale düştü…

    Türk futbolunu gerçekten futbolun içerisinden gelmiş, yeşil sahalarda ömrünü harcamış insanlar yönetmeli…

    Bir iş adamı…

    Bir-iki yıl bir kulüpte ya başkanlık yapıyor ya da yöneticilik…

    Siyasi irade de destek verdi mi…

    Bir bakıyorsunuz ki…

    Futbol Federasyonu Başkanı oluyor ve Türk futbolunu yönetiyor…

    Bugüne kadar aldığımız yol belli…

    Futbol Federasyonunda şu anda milli takımda ve Galatasaray’da futbol oynamış…

    Bir tek Hamit Altıntop var…

    Bu sayı fazlalaştığı zaman…

    Türk futbolu da Avrupa arenasında söz sahibi olur, isimlerini duyururlar…

    Türk futbolunun en önemli yarası ise…

    Alt yapıya önem verilmemesi…

    Futbolcu yetiştirmek yerine, yabancı futbolcu sevdası nedeniyle…

    Ne yazık ki gençlerimiz forma şansı bulamıyor…

    En azından…

    A Takım için hazırlıklı olacaklardı…

    Bunun için de Süper Lig takımları için…

    Rezerv lig kuruldu…

    Önceden bu lig için hevesli olan Süper Lig takımları…

    Kulüpler Birliği Vakfı vasıtasıyla…

    Rezerv liginin kaldırılmasını istiyor…

    Kalkacak da…

    Böylece takımlarının maç kadrosunda yer alamayan, genç futbolcular A takım kadrosuna girmek için kendilerini gösterme şansı bulamayacak…

    Sürekli yabancı futbolcu peşinde koştuğumuz takdirde…

    Türk futbolunun nereden nereye geldiği, özellikle de A Milli takımın Avrupa ve Dünya Kupası elemelerinde aldığı sonuçlar ortada…

    Türk futbolunu yaz-boz tahtası haline getirdiğimiz için…

    Başarı beklemek hayalcilikten öteye geçmez…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Eyyy TFF, eyyy MHK

    Trabzon’da yarın (28 Ağustos 2022) Trabzonspor –Galatasaray çok kritik bir karşılaşma oynayacak… Maç sonrası…

    Trabzonspor, gerekse Galatasaray yöneticilerinin…

    Skora göre maç sonunda neler söyleyeceklerini tahmin ediyorum…

    Yenilen yine hakemi suçlayacak…

    Sabri Çelik Başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu…

    Bu maça FİFA kokartlı Ali Palabıyık’ı görevlendirdi…

    Yerinde ve doğru bir karar…

    Palabıyık şu anda FİFA’da elit hakemler listesinde…

    Ali Palabıyık geçen sezon Rize’de oynanan Rizespor-Galatasaray maçın uzatmalarında Galatasaray’ın attığı galibiyet golü öncesi faulü vermemişti…

    Gündem olmuştu…

    Rizespor ateş püskürmüş, Palabıyık’ın lisansının iptal edilmesini istemişti…

    Ferhat Gündoğdu başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu…

    8 Mart’ta yaptığı operasyonda da Ali Palabıyık’ın hakemliğini noktalamıştı…

    Gerekçe gösterilmeden MHK’nun bu kararı Tahkim Kurulu’ndan dönmüştü…

    Palabıyık’ta yeniden düdük çalmaya başladı…

    Şimdi gelelim Trabzonspor-Galatasaray maçına…

    Trabzonspor yenildi mi…

    Bordo-mavili yöneticiler…

    Hemen ekran başına geçip…

    Eyyy TFF…

    Eyyy MHK…

    Bu hakem Rize’de Galatasaray’ı getirmişti…

    Böyle bir maça nasıl verdiler…

    İşte bütün kararları Galatasaray lehine oldu…

    Tersini de düşünelim…

    Galatasaray yenildi mi…

    Bu kez sarı-kırmızılı yöneticiler erkan başına geçip…

    Eyyy TFF…

    Eyyy MHK…

    Hakeme Rizespor maçı sonrası algı operasyonu yapıldı…

    Baskı altında kaldı…

    Bunun sonucu verdiği kararlar hep aleyhimize oldu…

    Böyle konuşacaklar…

    Ne kaldı şurada…

    24 saat sonra bunları dinleyeceğiz…

    Yöneticiler ve teknik kadrolar kendi hatalarının üstünü örtüp…

    Ali Palabıyık’ı hedef gösterecekler…

    Hafta boyu bu konuşulacak…

    Böylece bir haftayı daha kurtarmış olacaklar…

    Şu bir gerçek ki…

    Hakemler konuşulmaya devam edecek…

    Böyle devam ettiği sürece…

    Milli Takım Avrupa Ligi’nde…

    En alt lig olan C’de mücadele ediyor…

    Çıkıp…

    Süper Lig’in markasını büyüteceğiz diye…

    Mesajlar veriliyor…

    Hakemleri suçlamakla marka büyümez…

    Futbolu geliştirerek marka değeri yükselir…

    Ne diyelim…

    Yakından tanıdığım, 41 yaşında, asıl mesleği öğretmen olan Ali Palabıyık’a başarılar diliyorum…

    Hakem şansı yanında olsun…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • TFF ve kurullarının yemini işe yarayacak mı?

    Nereden çıktı bu yemin…

    Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, şimdiye kadar uygulanmayan bir konuyu gündeme getirdi…

    TFF Kurullarını açıkladıktan sonra…

    Bir bilgilendirme notu düştü…

    Tahkim Kurulu…

    Profesyonel Disiplin Kurulu…

    Merkez Hakem Kurulu…

    Amatör Futbol Disiplin Kurulu…

    Uyuşmazlık Çözüm Kurulu…

    Etik Kurulu.

    Lisans Kurulu…

    Temsilciler Kurulu…

    Engelliler Koordinasyon Kurulu…

    Bu Kurullar şöyle bilgilendirildi…

    “Kanun ve TFF Statüsü uyarınca; Tahkim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK), Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), Etik Kurulu ve Kulüp Lisans Kurulu’nun seçilen başkan ve üyeleri, görevlerini tarafsızlık ve bağımsızlık içinde yerine getirmelerine engel bir durumlarının olmadığına dair yazılı beyanlarını sunmaları ve Yönetim Kurulu üyelerinin huzurunda görevlerini tarafsız ve bağımsız şekilde yerine getireceklerine dair yemin etmeleri ile resmi olarak göreve başlayacaklardır.”

    İyi güzel…

    Yaklaşık…

    45 yıldır futbolun içindeyim…

    Yemin ile göreve başlama olayı ilk kez yaşanıyor…

    Yemin sözcüğü için sözlüğe baktım…

    Karşıma şöyle bir tanım çıktı…

    “Sağ el, sağ taraf, gerçek, ant, kuvvet, bereket” anlamlarındaki yemîn (çoğulu eymân), terim olarak bir kimsenin kararlılığını pekiştirmek ve başkalarını ikna etmek amacıyla söz ve beyanını Allah’ın adını veya bir sıfatını zikrederek kuvvetlendirmesini ifade eder. Kelimenin kök anlamından hareketle, karşılıklı söz verme durumunda tarafların sağ ellerini kullanmaları sebebiyle yeminin bu anlama geldiği zikredilir.”

    Nasıl bir yemin töreni düzenlenecek…

    Veya düzenlendi…

    Yoksa göstermelik bir uygulama mı?

    TFF Yönetim Kurulu üyelerinin karşılarına geçip, bu kurulların başkan ve üyeleri yemin edecek…

    Yemin edecekler arasında…

    Tahkim Kurulu Başkanı İsmail Rüştü Cirit de var…

    Cirit, eski Yargıtay başkanı…

    Diğer kurulların çoğunda…

    Üst düzey hukukçular var…

    Düşünün, bu hukukçular…

    TFF yöneticilerinin önünde yemin edecek…

    Peki TFF kimin önünde yemin edecek…

    Bu yemin de gösteriyor ki…

    Geçmiş kurullarda yer alanlar, görevlerini yapmamışlar ki…

    Böyle bir uygulama başlatıldı…

    Yemin edildi, göreve başladılar…

    Futbolda yeni sezon 5 Ağustos’ta başlıyor…

    Bakalım yeminlerine ne kadar sadık kalacaklar…

    Yoksa boşuna mı yemin etmiş olacaklar…

    Çünkü…

    Öyle yemin eden kişiler var ki…

    Göreve geldikleri zaman…

    Yeminlerini unutuyorlar…

    Önemli olan sağ elini kaldırıp yemin etmek değil…

    Yeminin gereklerini yerine getirmektir…

    Yoksa sağ elini kaldırıp yemin eder, sol elinle vurursan…

    Boşuna yemin etmiş olursun…

    Ben de yemin ediyorum…

    TFF yönetimi ve diğer kurullar…

    Doğru işler yaptığı zaman alkışlayacağım…

    Yanlış işler yaptığı zaman…

    Eleştireceğim…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • MHK, 8 Mart operasyonunu ve iki ispiyoncu hakemi açıklamalı

    8 Mart hakem operasyonu aydınlanmadı…

    12 hakem neden uzaklaştırıldı?

    O dönemin MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu şöyle açıklamıştı…

    “Yaklaşık iki ay bu arkadaşları takip ettik. Sezon sonuna kadar maç vermeme kararı aldık”

    Bu hakemler arasında…

    FİFA Kokartlı Cüneyt Çakır da yer alınca…

    Kamuoyu günlerce bu hakemlerin neler yaptığı konusunda çeşitli yorumlar yapmaya başladı…

    Sonunda…

    TFF Başkanı Nihat Özdemir istifa etti…

    Vekaleten Servet Yardımcı göreve başladı…

    12 hakem TFF Tahkim Kurulu’na başvurdu…

    Tahkim Kurulu bu hakemlerin lehine karar verdi…

    Bunun üzerine de MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu istifa etti…

    Yerine…

    Şu andaki MHK Başkanı Sabri Çelik atandı…

    Önünde iki dosya var…

    Birincisi 8 Mart operasyonu…

    İkincisi iki ispiyoncu hakem kim?

    Sabri Çelik’i yakından tanırım…

    Öğretmenlikten gelme…

    Hakemlerin arkasında olan bir kişi…

    Kurullarında yer alan…

    Murat Ilgaz…

    Aytekin Durmaz…

    Sürhat Müniroğlu…

    Yakinen tanıdığım eski hakemler…

    Diğer kurul üyelerini maçlarda görev yaparken defalarca izledim…

    MHK Başkanı Sabri Çelik’in işi bir hayli zor…

    Çelik öncelikle…

    8 Mart operasyonunun neden yapıldığını Ferhat Gündoğdu’dan sordu…

    Tatmin edici yanıt aldı mı bilemiyorum…

    Bu kumpas olayını…

    Ya Sabri Çelik…

    Ya da Ferhat Gündoğdu…

    Açıklamalıdır…

    Bu iki isim açıklamadığı takdirde…

    TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, hakemlere yapılan bu kumpas olayını aydınlatmalı…

    Yoksa her sezon, bu hakemler görev aldığı sürece tartışılır…

    Şunu da belirteyim…

    MHK’nın yeni üyeleri, birkaç isim hariç Sabri Çelik’i aşmış görünüyor…

    5 yardımcı hakem var…

    Şu anda faal olan hakemlere “Hocam” yardımcılık yaptılar…

    Şimdi tersine dönecek…

    Hakemler kendilerine yardımcılık yapanlara hocam diyecek…

    Sabri Çelik’in aydınlatması gereken bir olay da…

    Tarık Ongun’un VAR odasına girip, Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin kayıtlarını dinlemek istemesi…

    Bu derbiyi FİFA Kokartlı hakem Umut Meler yönetmişti…

    VAR’da ise yine FİFA Kokartlı hakem Yaşar Kemal Uğurlu vardı…

    Tarık Ongun’un yaptığı hareket hoş değil…

    Ancak…

    Bu olayı medyaya haber veren…

    İspiyoncu iki hakem hala faal…

    Bu iki ismi biliyorum…

    Hakem camiasının de kesinlikle bildiğini düşünüyorum…

    Gizli bir şey konuşulduğu takdirde…

    Yine bunların sızdırmayacaklarını kim garanti edecek…

    İşte bu nedenle…

    Sabri Çelik…

    8 Mart operasyonunu…

    İspiyoncu iki hakemi açıklamalı…

    Yoksa…

    Camia yeni kumpaslara ve ispiyonlara gebe…

    Sabri hocam…

    40 yıldır seni tanıyorum…

    Hakkında hiçbir dedikodu çıkmadı…

    Sana güvenenleri mahcup etme…

    Ben de güveniyorum…

    Bu iki olayı aydınlat…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Maçlar öncesi Tarkan da şarkı söyleyebilecek mi?

    Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, koltuğa oturduktan sonra…

    Bir dizi kararlar aldı…

    Yabancı sınırını kaldırdı…

    Yayıncı kuruluşla yeniden anlaştı…

    Taraftarların deplasman yasağını kaldırdı…

    Merkez Hakem Kurulu Başkanını atadı…

    VAR hakemleri ile sahada maç yöneteceklerin kadrolarını ayırdı…

    Gizli bir odada gözlemci bulunacak…

    Süper Lig maçları öncesi konserler verilmesini kararlaştırdı…

    Güzel hareketler bunlar…

    Ancak…

    Ben kafayı konserlere taktım…

    Maçlar öncesi sanatçılar…

    Nasıl belirlenecek…

    Fenerbahçeli olan…

    Tarkan Fenerbahçe maçı öncesi konser verebilecek mi?

    Veya…

    Karadenizli sanatçı…

    Niyazi Koyuncu…

    Trabzonspor veya Giresunspor maçı öncesi sahne alacak mı?

    Edip Akbayram..

    Haluk Levent…

    Leman Sam…

    Sıla…

    Sertab Erener…

    Musa Eroğlu…

    Sanatçıların maçlar öncesi şarkı ve türkülerini dinleyebilecek miyiz?

    Yoksa…

    İbrahim Tatlıses…

    Orhan Gencebay…

    Yavuz Bingöl

    Seda Sayan…

    Sibel Can…

    Emel Sayın…

    Nur Yerlitaş…

    Gibi sanatçıları mı izleyeceğiz…

    Şimdilik kesin hükümlü olmamakla birlikte…

    Tarkan’a…

    Haluk Levent’e…

    Sıla’ya…

    Leman Sam’a…

    Sertab Erener’e…

    Ambargo konacağı kesin…

    Çünkü bunlar…

    Her yerde…

    Halkın sorunlarını dile getiriyor…

    Bugünkü iktidarı eleştiriyor…

    Bu sanatçılar…

    Bakarsınız öyle bir konuşma yapar ki…

    Tribünleri coştururlar…

    İşte korkunun temelinde bu yatıyor…

    Yine de biz…

    Tarkan’ın söylediği gibi…

    Bugünler de Geççek…

    Bugün Kurban bayramı…

    İyi bayramlar…

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.

  • Koç-Büyükekşi kavgası haftaya başlıyor

    TFF’de yaz sıcak geçecek…

    Bu sıcaklık kavurucu olacağa benziyor…

    Seçim öncesi…

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç…

    Mehmet Büyükekşi’nin kardeşinin FETÖ’den yargılandığını, bu nedenle aday olmaması gerektiğini, hatta Cumhurbaşkanına da bunu engellemesi için çağrıda bulunmuştu..

    Yine de Büyükekşi aday oldu…

    Ali Koç genel kurula katılmadı…

    Ancak kavganın devam edeceğini belirtmiştim…

    Yine Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olacağını dile getirmiştim…

    Başkan seçildi de…

    Kavga erken başlayacak…

    TFF Başkanı Büyükekşi, bir televizyon programında Fenerbahçe’nin 1959 öncesi şampiyonluklarla ilgili soruyu “Henüz önümüze bu konuyla ilgili bir şey gelmedi. Şu an çok daha acil çözmemiz gereken konular var” yanıtıyla geçiştirdi…

    Büyükekşi de biliyor ki…

    Fenerbahçe 1959 yıl öncesi 9 şampiyonluğun sayılmasını eski başkan Aziz Yıldırım döneminde TFF’den istemişti…

    Henüz bir yanıt gelmedi…

    Ali Koç da bu isteklerini yeniledi…

    Hakları olduğunu her toplantıda dile getirdi…

    İleriye de giderek Fenerbahçe formasındaki 3 yıldızı kaldırdı…

    5 şampiyonluğa bir yıldız verildiği için…

    Şu anda 19 şampiyonluğu var…

    1959 öncesinin de sayılması halinde…

    28 şampiyonluğa ulaştığı için 5 yıldızı hak ettiğini ve bu sezon maçlara 5 yıldızlı forma ile çıkacaklarını açıkladı Ali Koç…

    Bu forma ile çıkması için TFF’nin de izin vermesi gerekecek…

    Bu nedenle TFF’nin bu işi, 5 Ağustos 2022 tarihinde başlayacak Süper Lig sezonu başlamadan önce çözmesi gerekir…

    Ali Koç şimdi bekleyişte…

    Neden mi?

    Tahkim, Disiplin ve Merkez Hakem Kurulu henüz açıklanmadı…

    Hafta içi açıklanacak…

    İşte o zaman Ali Koç konuşmaya başlayacak…

    TFF ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı karşı karşıya gelecek…

    Bu nedenle diyorum ki…

    TFF’de yazın kavurucu sıcaklarla geçecek…

    Büyükekşi bir yıllığına seçildiği için…

    Bakalım Ali Koç’a karşı ne gibi tavır sergileyecek…

    Kavgaya girecek mi?

    Yoksa kaçak mı güreşecek?

    Yazar Hakkında:
    Ali Erdoğan kimdir: 1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.