Örgütsüz mücadele olmaz…
Nasıl ki işçiler ve emekçiler sendikalarda örgütlenip, haklarını arıyorsa, spor emekçileri de örgütlenip haklarını aramalıdır.
Bugün futbolcular işçi statüsünde…
Kulüpler tarafından alınıp, satılıyor…
Tam bir köle ticareti gibi…
Ancak özellikle futbolda bu ticaretten alan da, satan da, satılan da memnun…
Futbolcular gerçek değerleri üzerinden mi ücret alıyor ya da futbol endüstrisinde olduğundan fazla ücret mi alıyor…
Burada futbolcuları suçlamak yanlış…
Onlar menajerleri vasıtasıyla pazarlık yapıp, kulüpleri tercih ediyorlar…
Milyonlara imza atan bir futbolcunun geleceği garanti altında olabilir…
Bu sayı ülkemizde Süper Lig’de oynayan futbolcular için geçerlidir…
Ne yazık ki bu futbolcular bir sakatlanma anında veya kulüp patronları tarafından kenara itildikleri zaman haklarını aramada zorlanıyorlar.
Sadece sözleşmede yer alan maddeler çerçevesinde hak talep edebiliyorlar. Bu haklarını ancak mahkeme yoluyla elde etmeye çalışıyorlar…
Bu nedenle futbolcular başta olmak üzere, tüm sporcular örgütlü bir şekilde sendikalaşma içerisinde olmalıdır.
Sendika sporcuların haklarını aramak için kulüp patronlarıyla masaya oturup, haklarını daha iyi alabilirler.
Sendikalar hak alır, futbol ve bir kaç spor dalında kulüplerle pazarlık yapan menajerler ise para alır…
Bugün bir sporcuya yapılan haksızlığa kim karşı çıkabilir…
Spor kulüpleri istediği zaman futbolcuyu kulüpten gönderebiliyor, kadro dışı bırakabiliyor…
Bunun haklı tarafı olmasa da sporcular örgütlü olmadığı için direniş yapamıyor…
Bir futbolcuya veya sporcuya haksızlık yapıldığı zaman veya çalışma şartları iyi olmayan bir sporcuya destek verip, grev hakkını kullanabiliyorlar mı…
Grev hakkının kullanılması için de sporda sendikalaşma mutlka olmalıdır…
Yıllar önce Galatasaraylı rahmetli Metin Kurt bu hareketi başlatmıştı…
Metin Kurt ile Evrensel Gazetesi’nde bir yıl birlikte çalıştım…
Hep sporcu haklarından söz etti…
O dönemde sendikal hareket başlattığı için Galatasaray’dan gönderildi…
Metin Kurt önce dernek olarak bu hareketi başlattı.
Amatör Futbolcular Derneği’nin o dönem İstanbul Başkanlığı’nı Galatasaray’da kaleci olan Eser Özaltındere yaptı…
Peki…
Beşiktaş sorumlusu kimdi…
Yıllarca siyah-beyazlı formayı giyen şu anda da Beşiktaş altyapı sorumlusu olan Mehmet Ekşi…
Burada durun…
Trabzonspor sorumlusu kimdi…
Şu anda Milli Takım Teknik Direktörlüğü yapan Şenol Güneş…
Dernek 12 Eylül faşist darbesiyle kapatıldı…
Dernek 2009’da Spor-Sen olarak yeniden faaliyete geçti. Kuruluş dilekçesi verildi. Ancak fazla mücadele gücünü ortaya koyamadı ve etkisiz kaldı…
Nasıl ki tüm emekçiler sendikalarda örgütleniyorsa, spor emekçilerinin de örgütlenmesi gerekir.
Bunun öncülüğünü yapacak birisi çıkmalı…
Süper Lig dışında birinci, ikinci, üçüncü liglerde mücadele eden futbolcular ile çoğu kulüplerde amatör branşlarda spor yaşamını sürdüren sporcuların sakatlanması halinde ne zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdikleri ortada…
Futbolcular ve sporcular şu gerçeği bilmeli…
Başarılı sporcuların kara kaşı kara gözü için kulüp ve federasyon başkanları onlara ilgi göstermiyor…
Bu sporcuların sırtından para kazanıp, kendi sömürü çarklarının dönüşmesine neden oluyor…
Onun içindir…
Futbolcular başta olmak üzere tüm sporcular sendikalaşmalıdır..
Bu hareketi başlatan mutlaka bedelini ödeyecektir…
Nasıl ki Metin Kurt’un ödediği gibi…
Bu sendikalaşma hareketine elbette biri liderlik yapacaktır…
Metin Kurt gibi yürekli birileri ortaya çıkıp, örgütlü mücadele için sendikal hareketi başlatmalı…
Yazar Hakkında:
Ali Erdoğan kimdir
1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.