Etiket: #gençlik

  • Düş Ülkesi Şirinleri

    İçinde yaşadığımız ve gitgide derinleşen sorunlar bir distopyada yaşadığımızın kanıtı değil de nedir?

    Yıllar yıllar önce birileri bu ülkeye geldi ve uslu olursan; yollar var gidilecek, seferler var çıkılacak dedi…

    Eee, bir müddet bu usluluk bazıları için yaş tuzları kuruya da çevirmedi değil hani…

    Sonra; senin tuzun benimkinden kuruya evrilince, yine bazıları yenilgiye uğradı çıktığı seferlerde…

    Olan mı? Tabi ki her zaman olduğu gibi halka oldu olan. Bu cehennem distopyasında ihale vatandaşa kaldı…

    Vatandaşın hali? Ekonomik sorunlar, gençler patlak vermiş; sosyo ekonomi ve eğitim sorunlarıyla uğraşıp, kadınlar öldürülmemek için direne dururken sokaklar; vaktinden önce yaşlanmış çocuklar, genç omuzlarda yaşlı kafalarla doldu…

    Üstelik yıl olmuş 2022 yönetici akıl da hala aynı…

    Evet son günlerde olan tam da bu. Böl, parçala, yönet taktiği. Bir bitmedi, kimlik ve kültürler üzerinden yara kaşıma, sona ermedi…

    Güncel sorunlara çözümler bulmak için; demokratik insan hakları çerçevesinde çözüm üretmek yerine, eldeki kuru tuzu kaybetmemeye çalışmaktan ülke döndü dipsiz bir kuyuya…

    İçinde; zulüm var, ateş var. İçinde; yoksulluk, açlık var. İçinde; hukuksuzluk, adam kayırmacılık var. İçinde; düşündüğü için tutsak edilen aydınlar, hak arayan herkesin çarptığı koca bir adaletsizlik var…

    Kuyu da kuyu hani, karanlığı çok, ışığı yok…

    İşte birileri yıllar yıllar önce geldi ve dedi ki; uslu olursanız yol var gidecek, sefer var çıkacak. Siz kaptana karışmayın yeter, karnınız doyacak…

    Eee tabi, bazılarının karnı doymadı da değil hani, ta ki batana kadar gemi…

    Şimdi mi? Herkeste bir ferevan. Bugün, sanki dünden olmamış gibi…

    Şimdi yine çıkıp birileri diyorlar ki, hele bir sefere daha çıkalım, görün bakın sizleri nasıl doyuracağım…

    Ama uslu olanlara…

    Mürettebat yoldan sapmış, ortada bir gemi kalmamış. Hala uslu olursa, karnı doyacak zannedenler var, çıkarsa bir sefere daha…

    Ahhhh!

    Oysa distopyaların karşında; biraz uçurum, biraz deniz ve çokça hayalden oluşan dimdik duran ütopyalar vardır.

    Ki, yasalara hayat veren şey, mantık değil deneyimdir. Geçmiş siyasal tarihimiz direniş ve zaferlerle dolu olduğu kadar, geçmişin hatalarından oluşan deneyimlerle ve Alevi’nin, kürdün hassasiyetini kaşıyarak, milliyetçiliği pompalayarak böl, parçala, yönet taktiğini çöp edecek kadar tecrübelerle de doludur…

    İşte şimdi; gözü açık körler ülkesinde, aydınlarının birer tutam haylaz olup, karanlığı ışıkla yarma zamanı…

    Değil mi ki, iyileştirmek geleceğe iz bırakmaktır. İyileştiren, iz bırakan olmak, hala yeni bir sefer daha olursa, karnı doyar sanan uslu çocukların haylaz yetişkinleri olma zamanı…

    Yoksa bir daha hiç göremeyeceğiz; ormanı ve yeşili. Kuşları ve ceylanları. Toplayıp da böğürtlen reçel yapamayacağız, kaybedeceğiz güneşi, yeşermeyecek topraklarımız bir daha.

    Ve kuramayacağız; insanı ve yaşamı önceleyen hukukun üstünlüğünü, sanatı koruyan, eğitimi düşünen, paylaşan ve paylaşmayı sevenlerle düş ülkemizi…

    “Bu son seferdi kaptan, artık gideceğin seferler bitti” demezsek eğer, hiç göremeyeceğiz düş ülkemizin şirinlerini…

    Yazar hakkında:

    Safiye Özşener kimdir: 1969 Van’ da doğdu. İlk okulu Adana’da, Orta ve Lise eğitimini Van’da tamamladı. Halen, İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci. 1986-1989’da Adana’da Sabah’ta gazeteciliğe başladı. 1989-1990’da yine Adana’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı. 1990-1993’de Ankara, İlçe Belediyesinde Basın Danışmanlığı yaptı. 1993’de Kamu Kurumunda çalıştı. KESK/BES Sendikası İş yeri temsilciliği yaptı. Çeşitli dergi ve interaktif gazetelerde, makale ve köşe yazarı olarak mesleğe devam etti. Aynı zamanda “Şarap Rengi Bir Zaman” adlı şiiri kitabı bulunan Safiye Özşener, bir çocuk annesidir.

  • Gençlik ve Spor Bakanlığı fasılı

    Gençlik ve Spor Bakanlığı…

    Adı üzerinde…

    Gençliğe spor yaptırmak..

    Bunun için araç ve gereç sağlamakla sorumlu…

    Bakanlığın internet sitesinde…

    Misyon ve vizyon şöyle tanımlanmakta…

    Misyon:

    “Ülkemiz gençliğini ve sporunu günümüz gerekleriyle uyumlu, geleceğin meydan okumalarına karşı hazırlıklı, yerli değerlere duyarlı, dünya kültürünü reddetmeyen, yenilikçi ve rekabetçi bir düzeye ulaştırmak; sportif olarak, Türkiye’nin uluslararası alanda başarılı ve nitelikli temsil edilmesini sağlamak.”

    Vizyon:

    “Yerelden evrensele değişimin ve gelişimin öncüsü bir gençliğin Bakanlığı olmak….!

    Misyon vizyon söylemi güzel…

    Gençlik tam olarak spor yapıyor mu…

    Tesisler yeterli mi…

    Yetecek kadar antrenör ve eğitici var mı…

    Bunlara kafa yorulması gerekirken, en iyisi bir fasıl yapalım diyorlar…

    Gençliğe krediler yetersiz…

    Burs alıp, ödeyemedikleri için hacizler geliyor….

    İşsizlik had safhada…

    Geleceklerini yurt dışında arıyorlar…

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ne yapıyor…

    Şov yapıyor…

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Merkezi personelinin Üsküdar Belediyesi’ne ait Valide Sultan Gemisinde, İstanbul Boğazı’nda fasıllı organizasyon düzenledi….

    Görüntülerde maskeye, mesafeye uyulmadığı da net…

    Temizlik nedir bilinmiyor…

    Cumhurbaşkanı her konuşmasında Covid ile ilgili olarak…

    Temizlik…

    Maske…

    Mesafe…

    Açıklamasında bulunuyor…

    Sporun yapıldığı statlarda, salonlarda TMM pankartıyla yer alıyor…

    Ama …

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ne yapıyor…

    Bu kuralları hiçe sayıp, gemide fasıl organize ediyor…

    İyi güzel…

    Gençlerin de eğlenmek hakkı…

    İstanbul ve Boğazı görmeyen kaç genç oraya davet edildi…

    O gençlerin listesinin çıkarılması halinde kimlerin katıldığı, hangi amaçla düzenlendiği ortaya çıkar…

    Çıkarılmalıdır da…

    Ne diyelim…

    Gençliğin…

    İşsizliği…

    Eğitim ve öğretimi…

    Geleceği…

    Kredi ve burs borcu…

    Yurt sorunu…

    Umurlarında değil…

    Öyle ise…

    Boğazda teknede…

    Fasıl yapanlar yapsın…

    Ama siz…

    Fasıl ile gençliğin sorunlarını unutturmaya çalışıyorsunuz…

    Gençlik fasıl değil, gerçek sorunlarına çözüm bekliyor…

    Yazar Hakkında:

    Ali Erdoğan kimdir

    1952 Divriği Gürpınar köyünde doğdu. Ortaokulu İstanbul’da, liseyi Sivas ve Ankara’da bitirdi.1973 yılında Yeni Halkçı’da gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Ulus, Yenigün, Olay gazetelerinde mesleğe devam etti.1980’de Hürriyet Gazetesi Spor Servisi’nde, 1990’da Günaydın Gazetesi’nde çalıştı; 1995’de de Evrensel Gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Siyah-Beyaz Gazetesi’nde kısa bir çalışmanın ardından, 2001’de Sabah Gazetesi’ne geçti.15 yıl bu gazetede spor yazarlığı ve spor servisi şefliği yaptı. Daha sonra geçtiği Sözcü Gazetesi’nde de 11 ay spor yazarlığı yaptıktan sonra görevine son verildi. Meslekte 47’nci yılını dolduran Ali Erdoğan emekli ve sürekli basın kartı sahibi. Evli ve bir oğlu var.